Manisa merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Uzunburun Mahallesi yakınlarında bulunan Yoğurtçu Kalesi, kente bu kadar yakın olmasına rağmen pek çok kişinin yakından tanımadığı tarihi değerler arasında yer alıyor.

Yüzyıllardır Gediz Ovası’nı izliyor

Büyük bir kireç taşı oluşumunun üzerine kurulan kale, bulunduğu noktadan Gediz Ovası’na hâkim bir manzara sunuyor. Dik ve tırmanılması güç yamaçlarla çevrili olması ise yapının neden bu noktaya inşa edildiğini adeta gözler önüne seriyor.

Telefonunuza dikkat! Kalitesiz şarj aletleri yangına davetiye çıkarıyor
Telefonunuza dikkat! Kalitesiz şarj aletleri yangına davetiye çıkarıyor
İçeriği Görüntüle

Yoğurtçu Kalesi’nin, Bizanslılar tarafından 12. yüzyılın sonları ile 13. yüzyılın başlarında Türk akınlarına karşı inşa edilen “Neokastron”lardan biri olduğu biliniyor. Son Bizans döneminde karakol kalesi niteliği taşıyan yapı, dönemin stratejik noktalarından biri olarak kullanıldı.

Görkeminden geriye izleri kaldı

İç kale ile doğu, batı ve güney yönlerinden çevreleyen dış surlardan oluşan yapının surları, belirli aralıklarla kulelerle güçlendirilmişti. Ancak aradan geçen yüzyıllar kaleyi de yıprattı. Dış surların önemli bölümleri ve iç kaledeki mekanların büyük kısmı bugün yıkık durumda.

Kesme ve moloz taş kullanılarak yapılan kaleden günümüze az sayıda sur duvarı ve bir burç parçası ulaşabildi. Buna rağmen özellikle kuzeyden bakıldığında sarp kayalıkların üzerindeki kale kalıntıları etkileyici görüntüsünü koruyor.

Gizemini hâlâ koruyor

Halk arasında “Yoğurtçu Kalesi” olarak bilinen tarihi yapıda henüz kapsamlı bir kazı çalışması gerçekleştirilmemiş olması da kalenin merak uyandıran yönlerinden biri. Toprağın ve taşların altında geçmişe ilişkin hangi izlerin bulunduğu ise bilinmiyor.

Yüzyıllar önce Gediz Ovası'nı gözetlemek için kullanılan Yoğurtçu Kalesi, bugün Manisa’nın sessizce ayakta kalan tarih tanıklarından biri olarak ziyaretçilerini geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ