On bir ayın sultanı Ramazan’ın manevi iklimi, 'Ramazan Sohbetleri' ile evlerinize konuk oluyor bugün ki konusu ise “Hz Peygamberin çocuklara yönelik tutumu.” Yunus Emre İlçe Müftülüğü Vaizi Gülsüm Nur Atlıoğlu Hocamız ile İslam’da çocuğun önemini, Peygamber efendimizin çocuklara olan davranışlarını konuştuk.

-İslam'da çocuğun değeri nedir? Bunu bize açıklayabilir misiniz?

-Bunu şöyle açıklayalım. İslam çocuğa ayrı bir değer, ayrı bir önem verir. Her bir çocuk için bu önem geçerlidir. Yani dünyaya gelmesi ile birlikte çocuk değer kazanır. Burada kız, erkek, sağlıklı ya da sağlık yönünden problemi olan çocuklar fark etmeksizin her çocuk dünyaya gelerek o değeri alırlar. İslam çocuğa bir gözüyle bakar.

HZ. PEYGAMBER'İN ÇOCUKLARA YÖNELİK TUTUMU

“BU EMANET ALLAH TEALA'NIN BİR EMANETTİR”

Hani bu emanet de Allah Teala'nın bir emanettir. Ve emanetin sahibi olan Allah da bize çocuklara yönelik tutumlarımızla ilgili bizi gözlediğini, bizim davranışlarımızı, bizim onlara olan muamelelerimizi kaydettiğini, daha sonra bundan hesaba çekileceğimizi bize bildirir. Bundan dolayı İslam’da çocuk bir emanettir. O emanetin sahibi Allah'tır ve biz de çocuklarımıza bu bilinçle davranmalıyız. Çocuğun değeri İslam'da bu şekilde diyebiliriz.

-Peygamberimizin çocuklarla ilişkisi nasıldır? Peygamberimizin çocuklara karşı tavrı nasıldır?

Hz. Peygamber'in hayatına baktığımızda çocuklar Hz. Peygamber’in hayatının her alanında, her yerinde var. Hazreti Peygamber'in çocuklar ile olan iletişiminin, ilişkisinin, tutum ve davranışlarının belli prensiplere uyduğunu biz görüyoruz. Yani genel kaideler var burada Hazreti Peygamber'in koyduğu. Ve Hazreti Peygamber bizden de aslında bunları uygulamamızı istiyor. Bu kaidelere göre davranmamızı istiyor.

SEVGİ VE ŞEFKAT

Bunlardan ilki Hazreti Peygamber çocuklara sevgi ve şefkatle yaklaşıyor. Sevgi ve şefkat, bir çocuğu gördüğümüzde takınmamız gereken ilk tavır. Hazreti Peygamber'in hayatında bu sevgi ve şefkati her alana yerleştirdiğini görüyoruz. Bu sevgiyi sadece sevmek değil, davranışlarıyla da gösteriyor Hazreti Peygamber. Mesela burada Hazreti Peygamber'in çocuklara yönelik iletişiminde sahabeler bunu anlatıyorlar. Hazreti Peygamber sevgisini ve şefkatini bu davranışlarla gösteriyor. Nedir bu davranışlar derseniz eğer ilk olarak Hazreti Peygamber çocuklara dua ediyor. Dua etmek, aslında bir kişiye dua etmek onu sevdiğini göstermenin en güzel yollarından bir tanesi. Hazreti Peygamber karşılaştığı her bir çocuk için dua ediyor. Biz bu hadiseyi Mekke'nin fethedildiğinde görüyoruz. Mekke fethedildikten sonra Mekkeliler akın akın çocuklarını Hazreti Peygamber'e getiriyorlar. Hazreti Peygamber ise karşılaştığı her bir çocuk için ayrı ayrı dua ediyor. Bunun dışında Hazreti Peygamber sevgisini göstermek adına çocukların yanaklarını okşamak, onları kucağına almak şeklinde davranışlar sergiliyor. Yani çocuğa seviyorum demek değil. Sevgiyi göstermek, çocuğa sevgiyi yaşatmak diyebiliriz biz buna. Bununla ilgili Cabir bin Semure adlı bir sahabe şöyle bir hadise anlatıyor: Bir gün diyor Hazreti Peygamber'le ilk namazı kıldık. İlk namazı değil öğle namazı. Öğle namazını kıldık. Sonra mescitten Hazreti Peygamber ailesinin yanına gitmek üzere ayrıldı. Ben de onunla birlikte çıktım. Yolda çocuklar bizi karşıladı. Hazreti Peygamber her çocukla ayrı ayrı sohbet etti. Her birinin yanağını okşadı. Orada benim de yanağımı okşadı şeklinde bir hadis anlatıyor. Ya burada sevgisini beden diliyle de gösteriyor diyebiliriz. Bunun dışında Hazreti Peygamber'in hayatına baktığımız zaman çocukların hoşuna giden şeyleri yapardı. Bineğini alırdı mesela. Hazreti Peygamber bunu yapıyordu çocuklara. Hatta ki Hazreti Peygamber bir yere gittiği zaman çocuklar dört gözle dönmesini bekliyordu. Çünkü bineğine bindirecek. Kimler binmiştir derseniz mesela bu bineğe binenlerle ilgili Hazreti bin Abbas'ın bindiğini biz biliyoruz. Abdullah bin Cafer'in bindiğini biliyoruz. Başka pek çok sahabenin Hazreti Peygamber'in binine bindiğini biz biliyoruz.

Çocuklar oyunlar oynardı. Onlarla şakalaşırdı. Yani bir nevi Hazreti Peygamber çocuğun seviyesine inip ona uygun bir davranış sergilemiş diyebiliriz.

HZ. PEYGAMBER'İN ÇOCUKLARA YÖNELİK TUTUMU

“PEYGAMBERİMİZ ÇOCUKLARA AYRI BİR ÖNEM VERİYORDU”

Biz büyükler çocuklara yaklaşırken aslında onların birer çocuk olduğunu unutmadan, onlar bizim bu arada muhatabımız, ama birer çocuk olduğunu unutmadan onların seviyelerine inerek onların hoşlarına giden bazı davranışları sergileyerek onlara yaklaşabiliriz. Bunun dışında Hazreti Peygamber peki bunlarla sınırlı mı? Değil aslında. Hazreti Peygamber küçük çocuklara ayrı bir önem veriyordu.

Mesela mevsimin ilk hasadından getirilen meyveler, Hazreti Peygamber'e sunuluyordu. Hazreti Peygamber bereket duası ettikten sonra meclisteki en küçük çocuğu arar ve ona ikram ederdi. Yani aslında toplumda büyükler ayrı orada, büyük sahabeler ayrı var ama Hazreti Peygamber ne yapıyor? O dönemde o mecliste en küçük çocuğu olarak bunları ikram ediyor. Mevsimin ilk hasadını ikram ettiğini biz yine görüyoruz.

Hazreti Peygamber çocuklara yönelik sevgisini, şefkatini namazlarda da gösterirdi. Burada namazlarla ilgili iki şeyden bahsedebiliriz. İlki şu: Hazreti Peygamber kıraat esnasında yani Kur'an-ı Kerim'i okuduğu esnada eğer bir çocuğun ağlamasını duyarsa kıraati kısa tutar. Yani orada annesi çocuğuyla ilgilensin, çocuk daha fazla rahatsızlık çekmesin diye kıraati kısa tutuyor.

Bunun dışında Hazreti Peygamber namaz kılarken torunlarının onun sırtına bindiğini biz biliyoruz namaz esnasında ya da kucağına oturduğunu biliyoruz. Hazreti Peygamber çocuğu azarlamak yerine secdedeyken torununun inmesini bekliyor. O indikten sonra namazına devam ediyor. Burada da yani namaz içinde iki ayrı şekilde bize çocuklarla olan ilişki konusunda Hazreti Peygamber ders veriyor diyebiliriz.

“HAZRETİ PEYGAMBER ÇOCUKLARI İNCİTMEZDİ”

Bunun dışında bir de diğer bir prensip olarak merhametten bahsederiz. Sevgi ve merhamet birbirinden farklı kavramlar. Çünkü merhamette şöyle bir şey var; Hazreti Peygamber çocukları incitmezdi, azarlamazdı, kızmazdı. Hazreti Peygamber çocukların incitilmesine de izin vermezdi. Sadece incitmemek değil, izin vermemek hadisesini de biz görüyoruz. Yine burada Hazreti Peygamber çocuklarla ilgili hadiselerden bahsedecek olursak şunları anlatırlar:

Ümmül Fadl adında bir hanım sahabe var. O aynı zamanda Hazreti Hasan'ın süt annesi. Hazreti Hasan Hazreti Peygamber'in torunu. Hazreti Peygamber torununu ziyarete gidiyor, Ümmü Fadl'ın evine. Hazreti Hasan'ın kucağına alıyor. Severken Hz. Hasan Hz. Peygamber'in üstüne ıslatıyor. Ümmü Fadl Hz. Peygamber'in üstüne ıslanmış olunca "Ne yaptın?" dercesine çocuğun omzuna dokununca Hz. Peygamber hemen tepki veriyor. "Oğlumun canını acıttın. Allah senin hayrını versin." şeklinde bir tepki verdiğini görüyoruz. Bunun dışında çocuklarla ilgili şunu söyleyebiliriz.

HZ. PEYGAMBER'İN ÇOCUKLARA YÖNELİK TUTUMU

“ÇOCUKLAR HAYATIN ACEMİLERİ”

Çocuklar hata yapar. Çünkü hayatın acemileri çocuklar ve her acemide olduğu gibi çocuklarda da hatalar olur. Hz. Peygamber çocukların hatalara yönelik olarak da nasıl tavır takınmamız gerektiğini şöyle bir hadiseyle bize anlatıyor;

Tepegöl, Saruhanlı’ya Yeniden Umut Oldu
Tepegöl, Saruhanlı’ya Yeniden Umut Oldu
İçeriği Görüntüle

Bir gün bir sahabe Rafi bin Amr isimli bir sahabe çocukken hurma ağaçlarını taşıyormuş. Hurma ağacını şöyle anlatalım. O dönemin bir içim kaynağı. Hani bir dükkânı taşlamak gibi belki düşünebilirsiniz. Hurma ağaçlarını taşıyormuş. Sahabeler de onu tutmuşlar, yakalamışlar. Hazreti Peygamber'in huzuruna getirmişler.

Hazreti Peygamber, şimdi baktığımız zaman geçim kaynağını taşıyan bir çocuğa karşılık nasıl tepki vereceğini sahabeler bekliyorlar. Hazreti Peygamber buyuruyor ki: "Çocuğum ağaçları sen mi taşladın?" Çocuk "Evet." diyor. Bunun üzerine "Bunu neden yaptın?" diye soruyor. Bakın çocuğun orada bir davranışı var. Nedenini soruyor. Çocuk için de "Yemek için." diyor. Hazreti Peygamber bunun üzerine çocuğa ceza vermiyor. Şöyle buyuruyor: "Yemek İstiyorsan altında dökülenlerden yeseydin ya” şeklinde bir karşılık veriyor. Sonrasında da "Allah'ım bu çocuğun karnını doyur." şeklinde dua edip çocuğu gönderiyor. Yani bir ceza yok. Burada hata yapan çocuğa karşı tavır olarak Hazreti Peygamber çocuğu dinliyor. Çocuğu anlamaya çalışıyor. Daha sonrasında çocuğa bir alternatif gösteriyor yaptığı davranışı bırakması için ve sonra çocuğa öğrettikten sonra yine bir güzel dua ederek çocuğu gönderiyor.

Yine Hazreti Peygamber'in çocuklarla ilişkisine aslında en güzel örneklerden bir tanesi Enes bin Malik. Enes bin Malik neden önemli? Çünkü Enes bin Malik çocukken Hazreti Peygamber'in hizmetine giriyor. Enes bin Malik Hazreti Peygamber'le ilişkisi sorulduğu şöyle söylüyor. Bir kere bile bana of demedi. Neden bunu şöyle yaptın? Ya da şunu şöyle yapsaydın ya şeklinde tepki de vermedi şeklinde anlatıyor.

10 yıl boyunca bir ilişki içerisinde bir çocukla, hayatın acemisi olan bir çocukla ilişki içerisinde bir kere bile of dememesi Hazreti Peygamber'in çocukları incitmeme hususunda azami dikkatini bize gösteriyor.

ÇOCUK VE SAYGI

Son olarak şu prensipten bahsedebiliriz. Hazreti Peygamber çocuklara saygı duyardı. Çocuk ve saygı kelimesi çok yan yana zikredilmez. Saygı daha çok böyle büyüklere yapılırmış gibi bir anlayış var ama Hazreti Peygamber çocuklara da saygı duyardı ve çocukları muhatap alırdı. Karşısındaki çocuğu bir yetişkin gibi muhatap alırdı. Oyun oynayan çocuklara selam veriyoruz. Biz kendi hareketlerimizi biraz düşünelim. Evlere giriyoruz. Çocuklara ayrıyeten selam verme âdeti Hazreti Peygamber'den geliyor. Eğer veriyorsak çok güzel. Vermiyorsak vermeye başlayalım. Çünkü çocuk muhatap olduğunu, muhatap alındığını hissetmek istiyor. Hazreti Peygamber çocukların hâl ve hatırlarını sorardı. Bunun dışında çocukların bazen çocukça olan kaygıları, üzüntülerini dikkate alırdı.

-Hocam sonuç olarak ne söylemek istersiniz? Genel bir konuyu toplamanız gerekirse.

Hazreti Peygamber'in hayatını incelediğimizde çocuklarla ilişkisini bazı prensipler düzenliyor. Bunlardan ilki sevgi ve şefkat. Daha önce de söylediğimiz gibi karşımızdaki muhatap bir çocuksa ilk takınmamız gereken tavır sevgi ve şefkat. Bunun dışında merhamet. Yani incitmemek üzerine ilişkiyi devam ettirmemiz lazım. Ve son olarak da çocuklara saygı. Çocuklara da saygı duyarsak Hazreti Peygamber'in davranışları örnekliğinde çocuklarınla ilişkimizi geliştirmiş oluruz..

SANİYE MELİS BAYRAM

Kaynak: manisameydangazetesi.com.tr