Bakırlıoğlu, Sanayi Üretim Endeksi’nin Aralık ayında da gerilediğini, bu düşüşe bağlı olarak sanayi ürerimi yıllık yüzde 2,1 oranında daraldığını vurguladı. Alt sektörlere bakıldığında tablonun daha da çarpıcı hale geldiğini ifade eden Bakırlıoğlu, imalat sanayinde yüzde 2,7’lik ek bir düşüş yaşandığını kaydetti.
Yüksek Teknoloji Çöküşte: Yüzde 24,8 Gerileme
Sanayinin geleceğini belirleyen yüksek teknolojili üretimde yaşanan kayıplara dikkat çeken Bakırlıoğlu,
“Yüksek teknolojili üretimde yıllık bazda yüzde 24,8’lik sert bir düşüş var. Bu, tesadüf değil; yıllardır süren plansızlığın ve yanlış sanayi politikalarının sonucudur. İktidar temsilcileri sürekli olarak sanayi üretimi, imalat sanayi, yüksek teknolojili ürünler üzerinden hedefler koyuyor ancak tüm bu alanlarda maalesef yerimizde sayıyoruz. Tekstil ürünleri imalatı yüzde 9,8, giyim eşyası imalatı yüzde 29,2, deri ile ilgili ürünlerin imalatı yüzde 17,1, gıda ürünleri imalatı yüzde 6,9 ve metal cevheri madenciliği yüzde 23,4 oranında düşmüş durumda. Bu rakamlar Türkiye’nin üretimden adım adım koptuğunu açıkça gösteriyor. Bir ülke tekstilden, gıdadan, metalden aynı anda düşüyorsa ortada büyük bir yapısal bir kriz vardır. Bu büyük kriz iktidar tarafından gözden kaçırılmaya çalıştıkça daha da vahim bir noktaya gelerek, derinleşmektedir. “ diye konuştu.
Sanayinin Milli Gelirdeki Payı Düşüyor
Bakırlıoğlu, 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla sanayinin GSYH içindeki payının yüzde 17’lere kadar gerilediğini, buna karşılık imalat sanayinin payının da yaklaşık yüzde 14,8 seviyesinde kaldığını söyleyerek " 2010’lu yıllardan bu yana en düşük oranlarla karşı karşıyayız. 1995 yılının üçüncü çeyreğinde sanayinin GSYH’ye oranı yüzde 22.2 olduğu düşünüldüğünde, sanayisizleşmeyi görmekteyiz. Oysa iktidarın 2053 hedefi imalat sanayi için yüzde 30’du. Türkiye’nin bir diğer Esasında Türkiye gibi bir ülke için bu hedef hayal değil. Türkiye önemli bir sanayi altyapısı ve geçmişi olan bir ülke ancak iktidarın iş bilmez politikaları sanayi üretimini ve sanayiciyi eritmekte. Maliye Bakanı’nın özellikle yurtdışında çizdiği pembe tabloyla; sanayi verileri birbirini tutmuyor. Sanayisizleşen bir ekonomi; ithalata bağımlı, düşük ücretli, güvencesiz bir ekonomi demektir. Özellikle tekstil ve giyim gibi emek yoğun sektörleri yoğun alarm veriyor ve bunun istihdam üzerinde ağır sonuçlar doğuruyor. Türkiye üretimden koparılıyor. Sanayi yerine rant, planlama yerine günü kurtarma anlayışı hâkim. Bu tablo, sanayisizleşmenin resmidir. Üretmeyen bir ekonomi ayakta kalamaz. Türkiye’nin yeniden sanayiye, planlamaya ve yüksek teknolojiye dayalı bir kalkınma anlayışına ihtiyacı var” dedi.
Sektör Sektör Gerileme (kutu)
• Tekstil ürünleri imalatı: –%9,8
• Giyim eşyası imalatı: –%29,2
• Deri ve ilgili ürünler: –%17,1
• Gıda ürünleri imalatı: –%6,9
• Metal cevheri madenciliği: –%23,4





