MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Adı konulmamış bir dil savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?

Orta Doğu'da Sünni-Şii husumetine çanak tutan kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hayat meyat konusudur. Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez düşmemelidir.

Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır. Bozgunculuğun davulunu çalanlar sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır.

Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir. Tetikçi değildir.

Türkler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın gedik oluşturmanın hesabıyla İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir.

Türk-Kürt'ün kardeşi Kürt-Türk'ün alın yazısı kader ortağıdır. Ne tuhaftır ki İran'da vurulan şehirlerin kahır ekseriyeti Türktür.”

“Yol haritası çizmek zorundayız”

Bahçeli konuşmasının devamında Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Şu ifadeleri kullandı:

“Nasıl ki istiklalimizin engin ve erdemli düşüncesiyle milli devletimizin tartışılmaz haklarına sahip çıkıyorsa istikbalimizin yol haritasını da çizmek zorundayız.

Araç sahipleri dikkat! Zam yolda
Araç sahipleri dikkat! Zam yolda
İçeriği Görüntüle

Mehmet Akif Ersoy, milli mücadelenin en ateşli yıllarında kalemini tıpkı bir kırbaç gibi beyaz sayfalarda çarmış, istiklali yazmamış yaşamıştır. Akif, yüksek milli bir şuurdur.”

“Biz korkmadıkça sancak sönmez”

Bahçeli, İstiklal Marşı’na atıfta bulunarak konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“İstiklal Marşı milli kahramanlığın, muhteşem bir mücadelenin vesikasıdır.

Çevremizde yaşanan vahim gelişmeler Mehmet Akif’e feyiz veren günlerle maalesef benzerlik göstermektedir. Hürriyet ve bağımsızlık Türk milletinin karakteridir.

İstiklal Marşımızın ilk sözcüğü ‘korkma’ diye başlamaktadır. Biz korkmadıkça şafaklarımızda al sancak sönmez.”

“Savaş tablosu hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır”

Bahçeli, bölgedeki çatışmaların giderek büyüdüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Karşılıklı fırlatılan füzeler, katledilen masum insanlar, tahrip edilen kaynaklar, hedef alınan altyapılar, tıkanan deniz yolları, daralan ticaret kanalları, çıta yükselten intikam yeminleri, yaygınlaşan suikastlar, süregelen örtülü operasyonlar, ardı arkası kesilmeyen hava akınları, körfez ülkelerine yönelik sabotajlar, insanlığın, insanım diyen herkesin nefesini tutup bir adım sonra ne olacağını kaygıyla merak ve takip ettiği savaş tablosunun hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır.”

“Bölgemizi akıl tutulması sardı”

Bahçeli konuşmasının devamında şunları söyledi:

“İran'da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar sınır ve çerçevesi her seferinde güncellenen operasyonların bölgemizi ateşe attığı açık ve ortadadır.

Amerika Birleşik Devletleri - İsrail koalisyonunun İran'a yönelik başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta şiddet ve yıkım açıkça kaydedilmektedir.

Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine ve benzerine çok az rastlanacak örnekleri de kademe kademe kaydedilmektedir. Bölgemizi çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.”

“Felaket kol geziyor”

Bahçeli konuşmasında uluslararası topluma da eleştiriler yöneltti:

“Dünyaya sözde medeniyet mimarisinin iz düşümünde, demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa, hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur.

Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil, dengeleyen ve yöneten, sükunet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkin olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır.

İran'da hiçbir suçu ve günahı olmayan sivil halk bombaların füzelerin diğer ölümcül operasyonların odağındadır. Hakikaten felaket kol gezmektedir.”

İran’da öldürülen çocuklara dikkat çekti

Bahçeli konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“2007 yılında Antarktika'da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü, 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze'de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran'da sayıları 300'ü aşan çocukların, dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir?

Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının insanlık değerlerinin neresinde vardır?”

Kaynak: HABER MERKEZİ