Eskiden.. Çok eskiden.. Bayramlar barışa davet niteliği taşırdı..   Küsler barışır, kırgınlıklar sona erer, düşmanlıklar son bulurdu..   Bayram sabahı her ocakta korkusuzca...

MUTLU YILLAR SANA... MUTLU YILLAR SANA...
Eskiden.. Çok eskiden.. Bayramlar barışa davet niteliği taşırdı..   Küsler barışır, kırgınlıklar sona erer, düşmanlıklar son bulurdu..   Bayram sabahı her ocakta korkusuzca demlenen bir çay olurdu..   Aile boyu evin her köşesinde gülümseyen yüzler ve televizyonda bayrama özel hoş sohbetler bayramın coşkusuydu.. Çoçuklar çalardı zilleri şeker ve çikolatalar ikram edilirken bozuk paralar ufacık avuçlarına doldurulurdu. Tanıdık tanımadık herkesle selamlaşılırdı bayram namazında.. Yavrusu askerde olanlar gelecek bir telefonda can bulur ‘’ bu bayram sensiz geçiyor ama  bir dahaki bayrama hep beraberiz inşallah ‘’ derdi.. Gurbette eşi dostu akrabası olanlar en çokta bayramları severdi özlem gidermek hasret dindirmek için.. Sonra .. Gazetelerin manşetleri mesela.. Bayrama özel renkli haberler diz boyu olurdu her köşesi okunmasa dahi manşetteki görüntüler bugün bayram diye bağırarak her masa da baş köşeye otururdu. Hani birde Kırmızı rugan ayakkabılar bayramın simgesi gibi ayakta ayağa dolanırdı. Stadyumlarda düzenlenen bayram törenlerinde Albayrağımız göklerde dalgalanırken tek hep bir ağızdan tek bir yürek olup şu dizeleri haykırırdık   Türk’üz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi.   Bu bayram ise; Bayramın görevi ikiye katlanmalı.. Barışa davet niteliği daha da çok taşımalı.. Vatan bütünleşmeli , düşmanlıklar son bulmalı.. Türklüğe yeni alternatifler taşımaya çalışmaktansa İnsanlığa davet de bulunulmalı. Aile boyu evin her köşesinde gözyaşı döken gözler ve televizyonda şehit haberleri olmamalı..   Tanıdık tanımadık herkesle selamlaşılıp canla başla sarılarak bayram namazına koşulmalı..   Yavrusu askerde olanlar gelecek bir telefonda canını kaybetmekten korkmamalı‘’ bu bayram sensiz geçiyor ama bir dahaki bayrama hep beraberiz inşallah ‘’ cümleleri toprağa gömülmemeli.   Sonra.. Gazetelerin manşeti mesela.. Kara haberlerde siyahı temsil edecek olayları yazmak zorunda kalmamalı. Hani birde Kırmızı rugan ayakkabılar bayramın simgesi gibi ayakta ayağa dolanırdı ya şimdi baştan aşağı al bayrağımızın renkleriyle her balkon her çatı her el dolanmalı. Stadyumlarda düzenlenen bayram törenlerinde Albayrağımız göklerde dalgalanırken tek hep bir ağızdan tek bir yürek olup şu dizeleri daha da yüksek sesle haykırılmalı;   Türk’üz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi.   Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk İleri.   Hadi Yeniden Barış İlan Ederek Yeniden Bayramlaşalım.   Hepimize İyi Bayramlar.       Bu bayram;   Kesilecek kurban mı düşünülecek? Yoksa giden şehitlerimizin ocaklarındaki sönmeyecek feryat daha da mı alevlenecek?