Manisalı kuyumcu abim dediği kişi tarafından soyuldu Manisalı kuyumcu abim dediği kişi tarafından soyuldu

En pahalı elektrik ve doğalgazı bizim sanayicimiz kullanıyor diyen CHP Manisa Milletvekili TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar,
Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyesi 
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu yüzde 143’lük enerji enflasyonu ile hem OECD hem de AB ülkeleri arasında şampiyon olduğumuzu belirtti.
  TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde konuşan CHP’li Bakırlıoğlu sanayiciler için en önemli maliyet kalemlerinden birisinin enerji giderleri olduğunu belirterek başta tekstil olmak üzere fabrikalar kapanma noktasına geldiğini ifade etti.

“SANAYİCİNİN SATIN ALMA GÜCÜ TÜM GERÇEKLERİ TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR”

   Bakırlıoğlu sözlerine devam ederek;
 “AB resmi istatistik ofisi EUROSTAT verilerine göre, Türkiye sanayicileri, satın alma gücü standartlarına göre, Avrupa'nın en pahalı doğal gazını ve en pahalı elektriğini kullanıyor.
2021 yılında ülke genelinde tüketilen 59 milyar metreküp doğalgazın 15 milyar metreküpü, 329 milyar kWh elektriğin, 111 milyar kWh’inin sanayide kullanıldığı düşünüldüğünde enerji giderleri üretim maliyetinde önemli yer tutmaktadır.
İktidar temsilcileri sürekli avro üzerinden fiyat vererek Avrupa’nın en ucuz elektrik ve doğalgazı bizde diyorlar oysa bir ürünün ucuz veya pahalı olduğunu belirleyen en önemli kıstas satın alma gücüdür.
Vergiler dahil, satın alma gücü standartlarına göre ev dışı tüketiciler için yani sanayi, ticarethaneler için gaz fiyatı; Türkiye’de 0,24 avro iken, bu rakam Belçika’da, Almanya’da 0,05 avro, Fransa’da 0,06 avro,  İtalya’da 0,07 avro. AB ortalaması ise 0.08 avrodur.
Yine elektrik fiyatlarına baktığımızı zaman. Vergiler dahil, satın alma gücü standartlarına göre ev dışı tüketiciler için elektrik fiyatı Türkiye’de 0,54 avro iken, bu rakam İtalya’da 0,30 avro, Almanya’da 0,23 avro, Belçika’da 0,21 avro Fransa’da 0,13 avro, AB ortalaması ise 0,23 avrodur.
Sürekli dünya genelindeki enerji fiyatlarındaki artıştan bahsediliyor. Fakat enerji enflasyonunda da lider konumdayız.Enerji enflasyonu OECD ortalaması % 35,
G7 % 33,Avrupa Birliği % 38,

“TÜRKİYE İSE  % 143 ENERJİ ENFLASYONU İLE ŞAMPİYON”

TÜİK’in elektrik ve doğalgaz fiyat artışlarına ilişkin açıklamalarında da değinen Bakırlıoğlu konuşmasını sürdürerek;
   “TÜİK’e göre; sanayide kullanılan elektriğin kWh fiyatı 2021’in ilk altı aylık döneminde 65 kuruş iken, 2022’nin ilk altı ayında 217,4 kuruşa yükselmiş. Buna göre 2021 ve 2022 yıllarının ilk yarısı kıyaslandığında yıllık artış yüzde 234.
Yine sanayide kullanılan doğalgaza baktığımızda; doğalgazın metreküp fiyatı 2021’in ilk altı aylık döneminde 182,1 kuruş iken, 2022’nin ilk altı ayında 1070,7 kuruşa yükselmiş. Buna göre 2021 ve 2022 yıllarının ilk yarısı kıyaslandığında yıllık artış yüzde 487.
Üretici enflasyonu yıllık % 157,69 olarak açıklandı. Ekim ayındaki % 7,83’lük üretici enflasyonun % 5,14’lük kısmı elektrik ve doğalgaz fiyat artışından kaynaklanmaktadır. Maliyetlerdeki bu artış doğrudan fiyatlara zam olarak yansıyacağından sanayici zorlanacak fakat asıl mağdur vatandaş olacaktır”

“YENİ EKONOMİK MODELİN BİZİ GETİRDİĞİ YER BURASI.”

Bu şartlarda ne üretimin ne de ihracatın artacağını söyleyen Bakırlıoğlu; 
“Artık vatandaşın bu hükümetten umudu kalmadı. "Güçlü ekosistem" dediler, işte yeni ekonomik modelin bizi getirdiği yer burası.
Neydi bu model? "TL değer kaybedecek, rekabetçi hâle gelecek, ihracat patlayacak, üretim artacak, cari fazla verilecek, enflasyon düşecek, istihdam artacak..." Fakat ne oldu?
Yüksek kur yüzünden üretim maliyetleri yükseldi ve ihracatın artış hızı düştü, hatta durma noktasına gelmiş durumda.
Bu ihracat politikasının sürdürülebilir olmadığını söyledik.
Artık herkes gördü. İhracat beklenti anketine göre, birinci çeyrekte "İhracat artacak." diyenlerin oranı yüzde 42,7'den yüzde 34,2'ye düşmüş durumda.
CHP olarak temel amacımız sanayide, tarımda ve hizmetlerde küresel rekabette öne çıkan, ülkede uzun dönemli kalıcı, adil bir refah artışını hedefleyen çağdaş bir ekonomiyi kurmaktır.
İhracat ve tüm sektörlerde büyümeyi sürükleyen, küresel ekonomiye uyum sağlamayı kolaylaştıran modern bir imalat sanayi yapısına ulaşılacaktır. Bunun yolu doğru teşvik ve destekleme politikalarından geçmektedir” dedi.