Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Manisa İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya İl Kadın Kolları Başkanı Saniye Ağgül, Turgutlu İlçe Başkanı Gülçin Gökçe, Ahmetli İlçe Başkanı Anıl Sözüer, İl Başkan Yardımcısı Bayram Efe.
Manisa’nın mevcut sorunları ve kentin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya; tarım, üzüm üretimi, su kaynakları, Gediz Nehri, sanayi, zeytinlikler, eğitim, gençlerin sorunları ve Soma’daki maden işçilerini gündeme taşıdı. CHP il ve ilçe örgütleriyle, kadınlar, gençler ve parti üyeleriyle birlikte çalışacaklarını belirten Kaya, Manisa’nın bütün ilçeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Manisa’nın yalnızca Şehzadeler’den ibaret olmadığını ifade eden Kaya, Soma, Akhisar, Alaşehir, Salihli, Turgutlu, Kula ve Gördes başta olmak üzere tüm ilçelerin kentin ekonomik ve sosyal yapısında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Kaya, Manisa’nın madencisi, çiftçisi, esnafı, işçisi, sanayicisi ve öğrencisiyle güçlü bir üretim kenti olduğunu vurgulayarak, “Manisa, üzümün, zeytinin, tütünün, bereketli toprağın ve alın terinin kentidir.” dedi.

“Zeyrek ve Durbay’ın hayallerini yarım bırakmayacağız”
Konuşmasının başında Manisa’nın kısa süre içerisinde iki değerli belediye başkanını kaybettiğini hatırlatan Kaya, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in geçirdiği elim kazanın ardından, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın ise genç yaşta hayatını kaybettiğini söyledi.
Her iki ismin de Manisa’ya hizmet etmeyi görev edinmiş, halkın oylarıyla seçilmiş Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olduğunu belirten Kaya, Zeyrek ve Durbay’a Allah’tan rahmet, ailelerine ve Manisa halkına başsağlığı diledi. Kaya, “Onların Manisa için kurdukları hayalleri yarım bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.
“Üzümün başkentinde üretici sahipsiz bırakılamaz”
Manisa’nın en önemli sorunlarından birinin tarım sektöründe yaşanan kriz olduğunu dile getiren Kaya, özellikle üzüm üreticisinin artan maliyetler karşısında zorlandığını söyledi. Mazot, gübre, ilaç, elektrik ve sulama giderlerinin yükseldiğini belirten Kaya, kuraklık, fiyat belirsizliği ve pazarlama sorunlarının da üreticiyi olumsuz etkilediğini ifade etti. Kaya, “Üzümün başkentinde üretici sahipsiz bırakılamaz.” dedi.
Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını, tüketicinin ise ürünü uygun fiyata ulaşmakta zorlandığını belirten Kaya, üretici ile tüketici arasındaki dengenin yeniden kurulması gerektiğini söyledi. CHP iktidarında üreticinin ürününü daha tarladayken hangi fiyata satacağını öngörebileceğini savunan Kaya, çiftçinin borçla değil üretimle ayakta kalacağı bir tarım politikası uygulanması gerektiğini ifade etti.

“Tütün tarlaları çocukların umuduydu”
Manisa’nın geçmişinde önemli bir yere sahip olan tütün üretimine de değinen Kaya, bir dönem kentle tütünün özdeşleştiğini söyledi.
Tütün tarlalarının yalnızca tarımsal üretim yapılan alanlar olmadığını belirten Kaya, bu alanların aynı zamanda ailelerin geleceğinin ve çocukların umudunun bir parçası olduğunu dile getirdi.
Tarımın gerilemesinin yalnızca bir ürünün kaybedilmesi anlamına gelmediğini ifade eden Kaya, bunun köylerin boşalmasına, üreticinin toprağından kopmasına ve bölgenin kültürel değerlerinin zayıflamasına yol açtığını savundu.
Gediz Nehri için çağrı
Manisa’nın su sorununa da dikkat çeken Kaya, kuraklığın arttığını, yağışların azaldığını ve yeraltı sularının çekildiğini belirtti.
Gediz Nehri’ndeki kirliliğin yalnızca çevre sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Kaya, durumun tarım, toprak, yeraltı suları, halk sağlığı ve gelecek kuşaklar açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Kaya, “Gediz’i yeniden temiz akan bir nehir hâline getirmek zorundayız.” diyerek su kaynaklarının doğru yönetilmesi ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Çiftçinin temiz ve yeterli suya erişiminin güvence altına alınması gerektiğini belirten Kaya, Manisa’nın su kaynaklarının korunmasının tarımsal üretimin geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı.
“Ekonomik büyüme birkaç kişinin servetini artırıyorsa kalkınma değildir”
Manisa’nın Türkiye’nin önemli sanayi kentlerinden biri olduğunu ifade eden Kaya, kentte üretim ve ihracatın devam ettiğini ancak ekonomik büyümenin toplumun bütün kesimlerine yansıması gerektiğini söyledi.
Kaya, “Ekonomik büyüme yalnızca birkaç kişinin servetini büyütüyorsa bunun adı kalkınma değildir.” ifadelerini kullandı.
Gerçek kalkınmanın fabrikadaki işçinin, bağdaki üreticinin, madendeki emekçinin ve esnafın birlikte kazanmasıyla mümkün olacağını belirten Kaya, sanayi ve madencilik faaliyetleri yürütülürken doğanın ve insan yaşamının korunması gerektiğini söyledi.
Zeytinlikler için koruma vurgusu
Manisa’daki zeytinliklerin korunmasının önemine de değinen Kaya, zeytinliklerin binlerce yıllık Anadolu kültürünün mirası olduğunu söyledi.
Madencilik ve sanayi yatırımlarına karşı olmadıklarını ifade eden Kaya, üretim ile çevrenin birlikte korunması gerektiğini belirterek, “Madeni de çıkaracağız, sanayiyi de geliştireceğiz, tarımı da büyüteceğiz. Ancak bunları insanı, doğayı, emeği ve gelecek kuşakların yaşam hakkını koruyarak yapacağız.” dedi.
Eğitimde fırsat eşitliği çağrısı
Basın toplantısında eğitim politikalarına geniş yer veren Kaya, ekonomik koşullar nedeniyle hiçbir öğrencinin eğitim hayatından kopmaması gerektiğini söyledi.
Kamu eğitiminin zayıfladığı alanların farklı yapı ve kuruluşlar tarafından doldurulmasına izin vermeyeceklerini belirten Kaya, devletin her çocuğa laik, bilimsel, demokratik, çağdaş ve parasız eğitim sunması gerektiğini savundu.
Kaya, her mahallede nitelikli kamu okullarının oluşturulması, öğretmen açığının giderilmesi ve okulların laboratuvar, kütüphane, spor ve sanat alanlarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek verilmesini de hedeflediklerini belirten Kaya, eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Gençlere yasaklarla değil, umutla ulaşacağız”
Gençlerin uyuşturucu ve umutsuzlukla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini ifade eden Kaya, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirleriyle yürütülemeyeceğini söyledi.
Gençlerin eğitimden kopmaması, istihdam edilmesi ve spor, sanat ile kültür faaliyetlerine erişebilmesi gerektiğini belirten Kaya, “Gençlerimize yasaklarla değil; eğitimle, istihdamla, umutla ve gelecekle ulaşacağız.” dedi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ni kazanan öğrencilerin barınma sorununa da değinen Kaya, üniversite eğitimi için kente gelen öğrencilerin barınma kaygısı yaşamaması gerektiğini ifade etti.
Devletin üniversite eğitiminin yanı sıra öğrencilerin barınma, beslenme ve ulaşım ihtiyaçlarını da güvence altına alması gerektiğini söyledi.
“301 madencimizi unutmadık, unutturmayacağız”
Kaya, 13 Mayıs 2014’te Soma’da hayatını kaybeden 301 maden işçisini de andı.
Soma’nın yalnızca geçmişte yaşanan büyük bir maden faciasının adı olmadığını belirten Kaya, ilçenin aynı zamanda emeğin, alın terinin ve insan hayatının değerini hatırlatan bir vicdan meselesi olduğunu söyledi.
“301 madencimizi unutmadık, unutturmayacağız.” diyen Kaya, madencilerin can güvenliğinin ve işçilerin alın terinin korunması gerektiğini vurguladı.
“Manisa yeniden üretecek”
Manisa’nın sorunlarının büyük olduğunu ancak kentin gücünün bu sorunlardan daha büyük olduğunu belirten Kaya, CHP olarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında eğitim, üretim ve kalkınma odaklı yeni bir süreç başlatacaklarını söyledi.
Konuşmasının sonunda Manisa’dan emeğe, üretime, Cumhuriyet’e ve demokrasiye söz verdiklerini ifade eden Kaya, “Manisa yeniden üretecek. Manisa yeniden kazanacak. Manisa hak ettiği yere mutlaka ulaşacak. Manisa’dan yükselen emek, üretim ve demokrasi mücadelesi Türkiye’ye umut olacak.” dedi.




