Eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Suriçi Grubu’nun “Siyaset, ekonomi, medeniyet buluşmaları” başlığıyla düzenlediği toplantıda gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
‘RTÜK ne yazık ki ideolojik bir kurum haline geldi’
Arınç, söze Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde basından sorumlu olduğuna değinerek başladı ve kendi döneminde RTÜK’le ilgili alınan kararların muhalefetin de desteğiyle oybirliğiyle alındığını ifade etti. Arınç, “Bu benim iftihar ettiğim bir şeydi, ne yazık ki şimdi ideolojik bir kurum haline geldi” dedi.
Bir yerel seçim öncesinde CHP’li milletvekilinin kendisini arayıp “2 saat 15 dakikadır iktidar partisinin belde belediyesine kadar tanıtımı yapılıyor” diyerek sitem ettiğini bunun üzerine dönemin TRT Genel Müdürü’ne talimat verdiğini ve bu uygulamanın sona erdirildiğini anlattı.
‘O zamanlar AYM kararlarına uyuyoruz…’
2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanan 367 krizini hatırlatan Arınç, “CHP’li grup başkanvekilleri, Cumhurbaşkanlığı seçimini Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Cuma başvuru yaptılar, pazartesi karar çıktı. O zaman tabii Anayasa Mahkemesi kararlarına uyuyoruz; oylama yapamamıştık” ifadelerini kullandı.
‘Ahireti hatırlatır oldular’
12 Eylül sonrasında ve 90’lı yıllarda Yargıtay ve Askeri Yargıtay’ın farklı görüşte olsalar bile yazılı hukuku uyguladığını ifade eden Arınç, önceki Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ve mevcut başkan Kadir Özkaya’nın yaptıkları konuşmalarda ilahi adalete vurgu yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti ve “Bu çok düşündürücü” dedi.
Eski TBMM Başkanı, “Baktı ki yüksek yargıdakiler, iş başında olanlar dindar insanlar, pozitif hukuku anlatmak yerine ahireti hatırlatır oldular” ifadelerini kullandı.
‘24 yaşındaki hakim…’
“24 yaşındaki hakim, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veriyor. 6 yıl sonra ceza bozuluyor, pardon deniliyor. Gerçi o da denilmiyor da…” diyen Arınç, şunları da söyledi:
“Sınavda 97 puan almış. Güvenlik soruşturmasına girmiş. Demişler ki ‘Senin teyzenin oğlu şu soruşturmayı geçirdi’. Hani şahsilik nerede.”
‘Ben evin sahibiyim’
Arınç, “Ben bu evin sahibiyim, partinin kurucusuyum” dedi ve şöyle konuştu:
“Ben muhalif olmam ama eleştiririm. Necmettin Erbakan Hoca’yı da eleştirdim. Hiç yanından ayırmadı.”
Arınç, “Ayrı parti kurup partime taarruz edemem. Troller, troliçeler ne derlerse desinler. Ben eleştiririm” diye konuştu.
‘İşi ehline vermek lazım’
“Bizde adam israfı var” diyen Arınç, “Geçmişte genel müdürlük yapmış ama şimdi ne yaptığı bilinmeyen ama hala aynı maaşı almaya devam edenler var. İşi ehline vermek lazım.” ifadelerini kullandı.
Tutuklama tartışması
Arınç, soru üzerine “Hiçbir zaman CHP’li olmadım. Özgür Özel’le ilgili anlattığım bir şey vardı. Yakınım cenazeye elleri kelepçeli gelmişti. CHP’yle köprü oldu diyorlar. Böyle aşağılık işlere ben girmem. Kimse benden bunu istemez” dedi.
Tutuklama tedbirinin ölçüsüzlüğüne değinen Arınç, “Beylikdüzü Belediye Başkanı var. Hasta, annesiyle ve ablasıyla görüştüm. Bizim cenahtan da iyi bir insan olduğunu söylüyorlar. Tutuklama kardeşim” dedi.
Mal varlığı sorusuna yanıt vermedi
Arınç, Gazete Pencere’nin, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkındaki mal varlığı iddialarına ilişkin sorusuna, “Bu konuda yorum yapamam” diyerek yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu yorumu
Eski TBMM Başkanı, ismi ‘mutlak butlan’ tartışmalarıyla gündemde olan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için, “Kendi partisinden çok Türkiye için önemli işler yaptı. Adalet Yürüyüşü yaptı, ‘Helalleşeceğiz’ dedi. Bunları herkes yapamaz” değerlendirmesinde bulundu.
‘Abdullah Gül kesinlikle yok’
Arınç, yeni parti iddialarına ilişkin, “Hüseyin Çelik, Haşim Kılıç gibi arkadaşlarımız demokrasi buluşmaları yapıyorlar. Ama bir parti gündemleri yok. Abdullah Gül de bu konuların içinde kesinlikle yok” dedi.
Arınç ayrıca, Abdullah Gül’ün yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak gibi bir niyeti olmadığını da ifade etti.




