Yem zammının süt fiyatının artması ile alakası yok!
Hayvan besleme uzmanı ve ziraat mühendisi Şenol Özkaya, son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen “süt zamlandı, yem de zamlandı” algısının gerçeği yansıtmadığını belirterek, yem fiyat artışlarının sütle değil ithalata dayalı hammaddeler, döviz kuru ve maliyet artışlarıyla ilgili olduğunu söyledi.
Sektörde 33 yıldır görev yapan hayvan besleme uzmanı ve ziraat mühendisi Şenol Özkaya, vatandaşlar tarafından yanlış algılanan yem zamlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Özkaya, yemlere gelen zamların süt fiyatlarının artmasıyla bir ilgisi olmadığını vurgulayarak, “Çiğ süt yem hammaddesi değildir. Süt zamlanınca yemin de zamlanması için sütün yem hammaddesi olması gerekir” dedi.
Son bir ay içerisinde yem fiyatlarına yaklaşık yüzde 15 civarında zam geldiğini hatırlatan Özkaya, aynı dönemde Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt fiyatının güncellendiğini belirterek şunları söyledi: “Yeni süt fiyatı açıklandıktan kısa süre sonra yem hammaddelerine zam geldi ve bu da yem fiyatlarına yansıdı. Üreticide, ‘süt zamlandı diye yem fabrikaları otomatik zam yaptı’ algısı oluştu. Bu tamamen kötü bir tesadüf oldu.”
HAMMADDELERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ İTHALATA BAĞLI
Yem hammaddelerinin büyük kısmının ithalata dayalı olduğuna dikkat çeken Özkaya, en küçük kur artışının, olumsuz iklim şartlarının ve hammadde taşıyan gemilerin gecikmesinin bile fiyatları doğrudan etkilediğini ifade etti.
Özkaya, son bir ayda fiyatı değişen bazı hammaddeleri şöyle sıraladı: “Soya küspesinin tonu 420 dolardan 550 dolara çıktı. Ayçiçek tohumu küspesi 250 dolardan 285 dolara yükseldi. Danelik mısır kilogramı 12 TL’den 13,50 TL’ye, buğday kepeği ise 9 TL’den 11 TL’ye çıktı. Bunlar sadece bazı hammaddeler. Bunun yanında onlarca kalem hammadde var ve hepsinde artış oldu, artmaya da devam ediyor. Son genelgeyle premiks grubuna uygulanan KDV oranı nedeniyle yemlere ayrıca yüzde 3 civarında ekstra zam gelecek.”
“REKABETİN OLDUĞU SEKTÖRDE KEYFİ ZAM ŞEHİR EFSANESİDİR”
Yem sanayisinde ciddi bir rekabet ortamı olduğunu belirten Özkaya, sektörün büyük firmalarının kıyasıya yarış içinde olduğunu söyledi. Özkaya şöyle devam etti: “Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir sektörde ‘süt zamlandı biz de zam yapalım’ anlayışı sadece şehir efsanesidir. Yeni yılla birlikte işçilik ücretleri, enerji ve yakıt giderleri otomatik olarak arttı. Yemi etkileyen faktör süt değildir. Çünkü yem çuvalına süt ve süt ürünleri girmiyor.”
“SÜT FİYATI ÜRETİCİYİ TATMİN ETMİYOR”
Son açıklanan süt fiyatının üreticiyi gerçekten tatmin etmediğini ifade eden Özkaya, artan yem maliyetleriyle birlikte süt zammının kısa sürede eridiğini söyleyerek “Bugün bir bardak çayın 15 ile 60 TL arasında satıldığı bir ortamda, sütün 22,22 TL/litre olması vicdani değildir.” ifadelerini kullandı.
YEM–SÜT MAKASI ÜRETİCİYİ ZORLUYOR
Özkaya, yem–süt makasına da dikkat çekerek, normal şartlarda 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınması gerektiğini, ancak mevcut fiyatlarla üreticinin sadece 1,1 kilogram yem alabildiğini dile getirdi.
TARIM VE HAYVANCILIKTA KÖKLÜ DEĞİŞİM ÇAĞRISI
Açıklamasının sonunda tarım ve hayvancılık politikalarında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini vurgulayan Şenol Özkaya, şu önerilerde bulundu: “Küçükbaş hayvancılık ülkemizde hız kazanmalıdır. Tarım alanları iklim krizi doğrultusunda yeniden değerlendirilip ona göre üretim yapılmalıdır. Mera ıslahı şarttır. Yem hammaddesi ekim planı uygulanmalı, kaliteli kaba yeme önem verilmelidir.”