Kültür-sanat

Sadık Ahmet filmi: Batı Trakya Türklerinin mücadelesi anlatılıyor

TRT ortak yapımı “Sadık Ahmet” filminin ilk gösterimi İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Batı Trakya Türklerinin demokratik hakları için mücadele veren merhum Sadık Ahmet'in hayatının anlatıldığı film ilgiyle izlendi. Oyuncular ve filmi ilk kez izleyenler duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Doktor kimliği, siyasi baskılar ve mücadeleyle geçen bir ömür, Batı Trakya'da Türk ve Müslüman halkın hakkını savunan bir toplum lideri...

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Sadık Ahmet'in hayatı TRT ortak yapımıyla beyaz perdeye taşındı.

Senaryosunu Mert Dikmen’in kaleme aldığı, yönetmen koltuğunda Hakan Yonat'ın oturduğu filmin yapımcılığını Mahmut Cüneyt Göz üstlendi. Dr. Sadık Ahmet’i oyuncu Turgay Aydın canlandırdı.

Yönetmen Hakan Yonat, filme ilişkin "Muhteşem bir oyuncu kadrosuyla çalıştım. Bu benim için çok büyük bir şanstı. Çok büyük bir konfordu, çok büyük bir gururdu. O yüzden de çok keyifli geçti. " dedi.

Güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken filmin çekimleri Edirne'de tamamlandı.

Oyuncular arasında; Nur Fettahoğlu, Erkan Can, Ozan Akbaba, Renan Bilek, İlker Aksum, Taner Rumeli, Burak Satıbol, Uğur Yücel, Erdal Beşikçioğlu, Suzan Kardeş ve Doğukan Güngör gibi başarılı isimler de yer alıyor.

Sadık Ahmet'in ailesi büyük heyecan yaşadı

2 Şubat'ta vizyona girecek olan filmin ilk gösterimi İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı. Gösterim öncesinde Sadık Ahmet'in ailesi için de heyecan zirvedeydi.

Sadık Ahmet'in eşi Işık Ahmet, "24 Temmuz 1995 tarihini hiç unutmuyorum. Eşimi kaybettiğim anı. Ve şu anda da biraz sonra izleyeceğim filmde onu tekrar yaşayacağım." sözleriyle duygularını dile getirdi.

Çocukları gurur ve hüznü bir arada yaşadı.

Katılımcılar da Sadık Ahmet'in ailesiyle aynı heyecanı paylaştı.

Filmde Batı Trakya Türklerinin mücadelesi anlatılıyor

Sadık Ahmet'in kurduğu Demokrasi Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren filmi TRT Haber'e değerlendirdi.

Çiğdem Asafoğlu, filmin çok güzel olduğunun, kutlu bir davanın ve büyük bir liderin evlatları olduklarının altını çizerek mutluluklarını dile getirdi.  

YTB Başkanı Abdullah Eren, "Bu film vesilesiyle hem Batı Trakya'yı hem orada yaşayan azınlığı, onların yaşadıklarını, onların sembol ismi lideri Sadık Ahmet'i çok daha yakından tanımış olacağız." dedi.

Batı Trakya davasının sembolü 'Dr. Sadık Ahmet' kimdir?

Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmak için bir parti kurdu ve sonuna kadar mücadele etti…

Batı Trakya Türklerine "Türk" dediği için hapse atılan Dr. Sadık Ahmet, Batı Trakya'daki azınlığın haklarını koruyan Lozan Barış Antlaşması'nın 73. yıl dönümünde henüz 48 yaşındayken şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Batı Trakya'daki Gümülcine vilayetinin Küçük Sirkeli köyünde 1947 yılında dünyaya gelen Dr. Sadık Ahmet, Ankara ve Selanik'teki tıp öğreniminin ardından, yaklaşık 3 yıl Yunan ordusunda zorunlu askerlik görevini yaptı.

“Türk” dediği için hapis cezası aldı

1978 yılında ailesinin yanına hekim olarak dönen Sadık Ahmet, 1985'te Batı Trakya'daki hak ihlallerine dikkati çekmek için imza kampanyası başlattı ancak 1988'de kampanya nedeniyle 30 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ahmet, Batı Trakya Türklerine "Türk" diye hitap ettiği için 1990'da yine hapis cezasına çarptırıldı.

“Türk olmak suçsa, şunu tekrarlıyorum: Türk'üm ve öyle kalacağım”

Hapse girmeden önce, "Sadece Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak suçsa, şunu tekrarlıyorum: Türk'üm ve öyle kalacağım" diyerek en bilinen deklarasyonlarından birini yapan Dr. Ahmet'in Gümülcine'de görülen mahkemesine binlerce kişi akın ederek, destek için binanın dışında "Biz Türk'üz" sloganları attı.

1995 yılında kaleme aldığı “Batı Trakya’da Yaşayan Türk Toplumunun Şikayetleri ve İstekleri” adlı yazısında, Sadık Ahmet şu satırları yazdı:

“Batı Trakya Yunanistan’a bırakıldığı günden beri Yunan yönetimleri daima Türk toplumlarını kendileri için bir tehlike olarak gördü. Bu düşünceden hareket edilerek uygulanan politika şu 2 ana başlık altında toplanıyor. Birincisi; Türk toplumunu göçe zorlamak, ikincisi ise; göç olmadığı takdirde asimile edebilmek.”

Yunanistan’ın “Türk” kimliğini inkarı

Dr. Sadık Ahmet, yine aynı başlıklı yazısının “Türk Kimliğinin İnkarı” alt başlığında şu açıklamaları yaptı:

“Ana dilinin Türkçe olması, gelenek-görenekler, din ile milli varlıklar, azınlığın Türk olduğunu açıkça ortaya koyar. Yunan devlet yetkilileri ile yönetimin her kademesinde toplumun ırkı inkar edilerek yalnız Müslüman olduğu ileri sürülüyor. Daha da ileri gidilerek toplumun ırkının Yunan olduğunu dahi söyleme cüreti gösteriyorlar. Bu iddiaların savunulabilmesi için 1928’de kurulan ‘Gümülcine Türk Gençler Birliği’, 1936’da kurulan ‘Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’ ve daha sonra kurulan ‘İskeçe Türk Birliği’ kapatılarak, Batı Trakya’da Türk yok, Türk sadece Türk vatandaşlığını ifade eder fikrinden hareketle Bidayet, İstinaf ve daha sonra da Temyiz Mahkemesi kararları ile birliklerin kapatılmasını onayladı."

Batı Trakya Türklerinin ilk ve tek siyasi partisi

Yunanistan'da 1989 yazı ve 1990 baharında düzenlenen genel seçimlerde aldığı yüksek oranda oylarla, bağımsız milletvekili olarak meclise giren Dr. Sadık Ahmet, 1991'de Batı Trakya Türklerinin ilk ve tek siyasi partisi, Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi'ni (DEB) kurdu.

Yunanistan, Sadık Ahmet'in seçilmesini engellemek için hem siyasi partilere hem de bağımsız adaylara yüzde 3’lük seçim barajı koydu.

Şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti

Sadık Ahmet, Batı Trakya'daki azınlığın haklarını koruyan Lozan Barış Antlaşması'nın 73. yıl dönümünde 24 Temmuz 1995'te henüz 48 yaşındayken şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Batı Trakya'da, Yunanistan devletinden 1970 ve 1980'ler boyunca baskı gören 150 bine yakın Müslüman-Türk halkının liderliğini üstlendi.

Sadık Ahmet, “Batı Trakya’da Yaşayan Türk Toplumunun Şikayetleri ve İstekleri” yazısını şu sözlerle bitirdi:

“Batı Trakya Türkü'nün de doğup büyüdüğü yerde insanca yaşama hakkında, ırkına, diline, dinine, gelenek ve göreneğine, eşit vatandaş gibi yaşamasına saygı duyulmasını istiyor ve bekliyoruz.”

{ "vars": { "account": "UA-43204872-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }