Rektörlük koltuğunu Prof. Dr. Kemal Çelebi'ye bırakan eski rektör Mehmet Pakdemirli, kamuoyunda kendisinin 'Paralel' olarak nitelendirilmesi konusunda suskunluğunu bozdu. Türkiye'nin son bir yıl içinde çok kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayan Pakdemirli, “Bu süre zarfında belli bir takım faturalar çıkmış olabilir, bu olaylarla ilgili benim ilgi ve bilgim yok. Eğer bir şekilde fatura bize çıkacaksa ilk yapacağımız şey faturanın bize ait olmadığını ifade edip, adrese iade etmektir. Eğer adres kabul etmiyorsa faturayı öderiz. Şimdiye kadar çok fatura ödeye ödeye geldim.  Bugünden sonra bir fatura varsa öderim, bu benim için zor bir şey değil. Biz buna alışığız" dedi.

FERDİ UZUN

BAŞKAN ERYILMAZ, “GENÇLERİ HEM İŞSİZ HEM DE BORÇLU BIRAKIYORLAR!” BAŞKAN ERYILMAZ, “GENÇLERİ HEM İŞSİZ HEM DE BORÇLU BIRAKIYORLAR!”

Eski rektör Mehmet Pakdemirli, kamuoyunda kendisinin 'Paralel' olarak nitelendirilmesi konusunda suskunluğunu bozdu. Rektörlük bayrağını yeni rektör Prof. Dr. Kemal Çelebi'ye devredilmesi töreninde konuşan Pakdemirli, "Ülkemiz uzun zamandır krtik süreçten geçiyor.Bu süre zarfında belli bir takım faturalar çıkmış olabilir, bu olaylarla ilgili benim ilgi ve bilgim yok. Eğer bir şekilde fatura bize çıkacaksa ilk yapacağımız şey faturanın bize ait olmadığını ifade edip, adrese iade etmektir. Eğer adres kabul etmiyorsa faturayı öderiz. Şimdiye kadar çok fatura ödeye ödeye geldim.  Bugünden sonra bir fatura varsa öderim, bu benim için zor bir şey değil. Biz buna alışığızBuna kan değişimi olarak görürsek doğrudur.  Yeni bir ekip yeni bir bakış açısı üniversiteyi daha ileriye taşıyacaktır” diye konuştu.

Yanlış giden bir şeyler var

Türkiye’de çok uzun zamandır yanlış giden bir şeylerin olduğunu kaydeden Pakdemirli, “Bu 70’li yıllarda da böyleydi, 80’li yıllarda da böyleydi, 90’lı yıllarda da böyleydi. İnsanları tek kelimeyle tarif etme hatası çok yapılan bir hatadır. Bu hata hep yanlış yargılara yol açmıştır. İnsanları tek kelimeyle tarif etme hatasından vazgeçmemiz lazım. Eskiden ne vardı. 80’lerin gerginliğinde birisi diğerine faşist diyordu, öbürü ona komünist diyordu. Birisi diğerine PKK’lı diyordu, ötekisi ona kafatasçı diyordu. Birisi laik dedi, öbürü anti laik dedi. Kimilerine irticacı dendi. Zaman içerisinde hep kelimeler değişti, ama kutuplaşmalar hep devam etti. Bunlar ülkeye bir fayda getirmiyor. Ülke zaman kaybediyor. Aynı şekilde bugünde bu kutuplaşmadan kimseye bir fayda çıkmaz. İnsanları tek kelimeyle tarif etme kolaylığını bırakalım. İnsanlar hakkında bari bir iki kelime söyleyelim.  Benimle ilgili bir kelimeyle tarif etmeyi bırakalım. 50-51 yıllık ömrün niyetine benimle ilgili bir kaç kelime kurulmasını beklerdim. Ama maalesef bu böyle olmadı” şeklinde konuştu.

Editör: TE Bilisim