Tarihi ve kültürel yapısıyla adından söz ettiren Manisa, geçmiş dönemlerde çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaparak ön plana çıkıyor.

Türkiye'nin batı bölgelerinde bulunan antik kentler, Hristiyanlığın erken dönemlerinde önemli kilise merkezleri olarak görülüyor. Bu kentler, İncil'in son bölümü olan 'Yuhanna'nın Apokalips'i tarafından belirtilen Yedi Kilise'nin bulunduğu yerler olduğu belirtiliyor.

İncil'de adı geçen Efes (İzmir), Thyateira (Akhisar), Sardes (Salihli), Philadelphia (Alaşehir) ve Laodikeia (Goncalı) günümüzde de önemli arkeolojik ve kültürel miraslara ev sahipliği yapıyor.

Kiliseler, o dönemde sadece ibadet mekanları değil, aynı zamanda Hıristiyan cemaatlerinin toplandığı sosyal merkezler olarak da işlev görüyordu. Hıristiyanların, Musevi ve çok tanrılı toplumların baskıları altında oldukları bir dönemde, kiliseler inançlarını ifade etmenin yanı sıra dayanışma ve güçlenme alanları olarak da kullanılıyordu.

İncil’de Adı Geçen 3 Kutsal Kilise Manisa’da! Bu Kiliseler Hangi Ilçelerde  (2)

Thyateira Akhisar için önem taşıyor

Batı Anadolu'nun tarihi zenginliklerinden biri olan Thyateira kenti, Hristiyanlık tarihinde önemli bir merkez olarak bilinmektedir. Aziz Pavlus'un kurduğu ilk yedi kiliseden biri olarak Thyateira, Akhisar kent merkezinin yakınındaki Tepe Mezarı mevkiindeki kalıntılarıyla tanınıyor.

Thyateira'nın antik kalıntıları, arkeologlar ve tarihçiler için önemli bir araştırma alanı olmaya devam ediyor. Akhisar'daki Tepe Mezarı'nda bulunan bu kalıntılar, antik dönemin izlerini taşımakta ve bölgenin kültürel mirasının anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Thyateira'nın tarihi, sadece antik döneme ait değil, aynı zamanda Hristiyanlığın erken yayılım sürecindeki rolüyle de öne çıkmaktadır. Aziz Pavlus'un bu kente yaptığı ziyaret ve burada kurduğu kilise, Hristiyan inancının bu topraklardaki köklerini göstermesi açısından büyük önem taşıyor. 

İncil’de Adı Geçen 3 Kutsal Kilise Manisa’da! Bu Kiliseler Hangi Ilçelerde  (3)
 

Philadelphia mimarisiyle göz dolduruyor

Antik kiliselerden biri olan Philadelphia, günümüzde Alaşehir olarak biliniyor ve bir zamanlar Küçük Asya'nın ticaret yollarında önemli bir geçiş noktası olarak karşımıza çıkıyor.

 II. Attalos tarafından kurulan bu kilise, altı paye üzerine inşa edilmiş ve zaman içinde çeşitli restore çalışmalarıyla korunmaya alınarak sergileniyor. Alaşehir'deki antik kilise yapısı, içindeki freskler ve Hıristiyan inançlarının sembollerini taşıyan mimari unsurlarıyla dikkat çekiyor. Kilise, Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış ve zaman zaman restore edilerek ziyarete açılıyor.  

Manisa’da bulunan 3 antik tarihi kilise, hem Hıristiyanlık tarihinde önemli bir yeri hem de Türkiye'nin kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Arkeolojik çalışmalar ve koruma çabaları, bu antik yapıların gelecek nesillere aktarılmasında kritik bir rol oynuyor. 


Sardes dini açıdan öne çıkıyor

Sardes Antik Kenti’nin kalıntıları Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart beldesinde yer alıyor. Lidya Devleti’nin başkenti olan Sart ve yöresinin 5 bin yılı aşkın bir süredir çeşitli yerleşimlere sahne olduğu, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim merkezinin kazı çalışmalarından anlaşılıyor.

Yunusemre'nin Efeleri İzmir'de Ege Bölge ikincisi oldu Yunusemre'nin Efeleri İzmir'de Ege Bölge ikincisi oldu

Tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen Lidya döneminin Sardes kenti, tarım, hayvancılık, ticaret ve Paktolos (Sart) Çayı’nda yapılan altın madenciliği sayesinde zengin bir kent olduğu belirtiliyor. İncil’in Vahiy bölümünde, Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan Batı Anadolu’daki yedi kiliseden biri olarak anılan Sardes, dini açıdan da ayrı bir öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Manisa’nın dinler tarihinde önemli rol oynadığı içerisinde bulunan tarihi ve kültürel mekanlarından anlaşılıyor. Yapısıyla ziyaretçilerini büyüleyen antik kiliseler, yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. 
ALİ GÖZEN 

Kaynak: manisameydangazetesi.com.tr