Akhisar’da Şehit Ailelerine anlamlı ziyaret
Akhisar’da Şehit Ailelerine anlamlı ziyaret
İçeriği Görüntüle

Yunusemre İlçe Müftüsü Ali Efe, Ramazan Bayramı’nın anlam ve önemini anlattı. Efe, bayramların sevinçlerin paylaşıldığı, kırgınlıkların unutulduğu ve insanın manevi olarak kendini yenilediği özel günler olduğunu söyledi. Birlik ve beraberliğe değinen Efe, aile ziyaretleri, sıla-i rahim ve toplumsal dayanışma ile değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Yarın Ramazan Bayramı. Bayramlarımızın dinimizde önemi nedir?
Elbette, Ramazan ayını yaşadık ve bayrama inşallah yarın kavuşacağız. Bayramlar, adı üzerinde bayram, sevinç günleri, eşe günleri, insanların sevincini paylaştığı, sevinçler malumunuz paylaştıkça artar. Sevinçlerimizi yarın hayatımızın her güzel anında olduğu gibi bir defa daha kardeşlerimizle paylaşacağız ve bayramlarımızı olması gerektiği gibi kardeşlik duygusuna yaraşır bir şekilde birlik beraberlik içerisinde birbirimize gönlümüzü, kalbimizi açarak, dilimizi yine en güzel şekilde en yapıcı en güzel ifadelerle değerlendirerek inşallah bayramımızı anlamaya gayret edeceğiz, yaşamaya gayret edeceğiz. İnşallah bu sevinç günlerimiz bir ömür, bir hayat boyu devam etsin.

Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı'nın iç dünyamıza tesirleri nelerdir? Neler bırakırlar bizlere?
İnsan hayatı belli bir tek düze, bir monotonluk içerisinde bazen takılıp gidiyor. Ramazan-ı Şerif'te biz bu monotonluğu biraz bir farklı hale getirerek bozduk. Yani diğer günlere, diğer aylara nispeten Ramazan-ı Şerif vesilesiyle hayatımızda bazı yenilikler yaptık. Gündüz yeme içmeyi ara verdik mesela. Sözümüze, sohbetimize dikkat eder olduk. Biraz daha Ramazan ayını farklı değerlendirmeye, kendi iç dünyamızı bir gözden geçirmeye gayret ederek değerlendirdik. Bu çerçevede Ramazan ayı ve bayramı tabii bizler için önemli. Nasıl önemlidir dersek insan hayatı doğumdan ölüme, ölümden sonrası da cennette devam eden bir hayat. Ve biz bu kulluk serüvenimizi bir bütün olarak değerlendiriyoruz. İşte kulluk serüvenimizde bu bütün içerisinde Ramazan-ı Şerif bize adeta kendi özümüzü hani günümüz gençlerin kullandığı resetleme tabiri var ya fabrika ayarlarına dönme insanın yaratılışı o fabrika ayarları zaten cennete ehil cennete layık yaratılmış tertemiz yaratılmış fıtrat deriz biz buna. Hadis-i Şerif'te fıtrat olarak ayet-i kerimelerde fıtrat olarak geçer. O tertemiz yaratılış. Ramazan ayı vesilesiyle o fıtrata, tertemiz yaratılışa yeni baştan bir dönme gayreti, kendimizi yenileme, fabrika ayarlarımızı bulma gayreti. Bu bir ay devam eden bu gayretin sonrasında da işte bir bayram sevindi. Peygamber Efendimiz "Oruçlu için iki sevinç vardır." buyurur. Birincisi oruç akşamı iftar. Biraz sonra oruçlarımızı açacağız. İftar vakti. Allah'ın emrini yerine getirebilmiş olma sevinci. Emre itaat edebilme. Bu imkan iradeye sahip olabilme sevinci.
İkincisi de hadis-i şerifte Rabb'inin huzuruna çıktığı anki sevinci olarak ifade Şimdi Rabbimiz'in huzuruna çıkacağımız an ki sevincimizi adeta biz bayramda da bir defa daha inşallah burada ön hazırlık bir provası gibi. Ben öyle düşünüyorum. Ramazan ayı bizi kendi başımıza bir gözden hayatımızı bir gözden geçirme anlamında bir muhasebe ve sonrasında da biz inanıyoruz Rabb'ımızın huzuruna çıkacağız. Oraya çıktığımız anda da onun emrine, itaat ve emrini yerine getirebilmiş olmanın bahtiyarlığı, o sevgi. İşte Ramazan Bayramın ayı bize bu güzellikleri kazandırdı. Bayramda da bu sevinci inşallah yaşayacağız. Bayramlar kulluğumuzu böyle topyekûn, hani nasıl söyleyelim; sadece iç dünyamızda değil topyekün o sevinci yaşayacağız ki yarın inşallah onu gönlümüzden, kalbimizden, evimizden, yuvamızda yaşamaya gayret edeceğiz.

Bayramları Nasıl Değerlendirmeliyiz-1

Bayramlar kardeşlik, birlik ve beraberlik duygularımızı nasıl pekiştirir?
Güzel sözümüz var bizim; Sevinçler paylaşıldıkça artar, üzüntüler de paylaşıldıkça azalır. Bayramlar o sevincin paylaşıldığı zamanlar. İnsan psikolojisinde de böyle güzel bir haber aldığımızda ne yaparız? Mutlu oluruz ve o mutluluğumuzu en yakın, en sevdiğimiz bir arkadaşımız, annemiz, babamız, kardeşimiz, kim varsa yakınımızda biriyle paylaşmak isteriz. Onun bize vereceği olumlu tepkiler de sevincimizi daha da artırır. Ya da üzüntülü haberle karşılaştığımızda da yine onu en yakınımıza aktarırız. O bizi teselli eder, acımızı hafifletir. İyi ki anlattın, biraz rahatladım deriz.
Dolayısıyla sevincimizi bayram sevincimizi inşallah sadece kendi iç dünyamızda değil önce evde annelerimizde babalarımızda çünkü onlar bizim varlık sebebimiz büyüklerimizin hayır duasıyla ellerini öperek inşallah orada başlayacak. Ama bayramlar büyüklere ayrı çocuklara ayrı. Evimizde çocuklarımızla da yine aynı sevgi ortamında sevincimizi katlayarak hani kartopu misali katlayarak yürüteceğiz. Bu sevincimizi paylaşacağız ki bayramımız daha böyle neşeli, daha huzurlu olsun. Sonrasında hayatımızı müştereken omuzladığımız eşlerimiz, acısıyla, tatlısıyla güzel günler yaşadığımız eşlerimizle evlatlarımız Bayramımızı aile içerisinde, aile bütünlüğü içerisinde enerji depolayacağız bir bütün halinde. Çünkü aile içerisinde sıla-i rahim dinimizde yani akraba bağlarını gözetmek, yakın ve uzak akraba bağlarını gözetmek farzdır. Bayramlarda sıla-i rahim aile içi ziyaretler büyüğünden küçüğüne. Önce orada o sevinci inşallah katlayarak büyüteceğiz, geliştireceğiz.
Elbette bayram sevincimizi aile içerisindeki o bütünlüğümüzü kazandıktan sonra çevremizde, mahallemizde, efendim komşularımızla, akraba çevremizde, akraba çevremiz Sılay-ı Rahim dinimizde farzıdır. Yakın ve uzak akrabayla bağı gözetmek, onlarla selamı sohbeti kesmemek Allah'ın emridir.
O bütünlüğü inşallah en güzel şekilde elle tutulur, somut hale getirerek, belki hani o telefonlarımıza kes yapıştır, cumanız mübarek olsun, kandiliniz kutlu olsun mesajları değil buradaki kastımız. Alo deyip bir sesini duymak eğer ulaşamamışsak. Kapısına varıp zilini çalmak. Çünkü belki de insan için en kıymetli zaman dilimlerinden bir tanesi unutulmamak. Unutulmadığını hissetmek.Kapısı günlerdir çalınmamış bir yaşlımız varsa, telefonu günlerdir çalmamış bir büyüğümüz varsa ya da bizim aramadığımız bir büyüğümüz, komşumuz, bir akrabamız varsa inşallah bu bayram sevinci içerisinde bunu hani “Peygamber müminler bir vücudun azaları gibi bir bütündür eğer bir biz Bir vücudun azaları gibi sağ elimizle sol elimiz nasıl bir bütünlük oluşturuyorsa, sağ ayağımızla sol ayağımız nasıl bir bütünlük oluşturuyorsa o bütünlüğü en güzel şekilde koruyacak bir geliştirecek güzellikleri inşallah yaşayacağız ki kardeşlik o şekilde gelişecek, büyüyecek, gelişecek. Belki de bunun geri dönüşü yine güncel ifadeyle bizi zenginleştirecek. Selam vereceğiz birine ama onun bize geri dönüşleri belki bizim iç dünyamızı, huzurumuzu, mutluluğumuzu artıracak. İnşallah bu anlamda kardeşlik ve birlik, beraberlik. Tabii birliğimiz, beraberliğimiz izlenince, bugün dünyamızın içinde bulunduğu şartları görüp de ülkemizi, milletimizi, birliğimizi, beraberliğimizin, kadrini, kıymetini anlamamak da herhâlde, çok saf dillilik olur.
Bu aziz milletin birlik ve beraberliği için yatıp kalkıp dua etmemiz lazım. Etrafımız, maalesef ateş çemberi, kan gölü. Rabb'im inşallah mazlum kardeşlerimize bir an evvel selamete çıkmayı nasip etsin. Arife günündeyiz. Yarın bayram. Duamız önemli. Arife günü yapılan dualar kıymetlidir.
Bu anlamda da birliğimizin, bütünlüğümüzün muhafazası için de devletçe, milletçe tabii fert olarak üzerime düşen şeyler o bütünlük içinde dua etmem lazım ki bayramlar kardeşliğimizi, toplumsal tesanüdümüzü en güzel şekilde birleştirecektir.
Bayramlarda ailemizde, mahallemizde nelere dikkat etmeliyiz?
Gençler beni yanlış anlamasın. Bayramları tatil günü olarak değerlendirmemek lazım. Hani bayram denilince ilk aklımıza gelen takvime bakıyoruz. Kaç gün tatil var diyoruz. Hâlbuki bayramlar tatil günü olarak bakılmamalı. Ne olmalı bayramlar? Anlatmaya çalıştığımız gibi bizi aile içerisinde bir kaynaştıracak, mahalle, apartman içerisinde birbirimizi bütünleştirecek. Yakın uzak akraba arasında ya da çevremizdeki insanlarla bizi bir bütün hale getirecek günler olarak değerlendiriliyor. Öyleyse ziyaret günleri olarak aile içerisinde bayramlar ziyaret günleri olarak değerlendiriliyor. Gidebildiği ölçüde muhakkak anne babalarımızın evine gidip elini öpmeye hayır duası almaya gayret edeceğiz. Uzak mesafede olan kardeşlerimiz muhakkak olacaktır. En azından görüntülü telefona artık imkanlarımız var. Ama muhakkak o bağı canlı tutmak lazım. Kardeşlerimizle, akrabalarımızla bağımız, aile bütünlüğümüz. Çünkü insan tek başına çok bir anlam ifade etmeyebilir. Çevresiyle, ailesiyle bir bütünlüktür. Mahallemizde, çevremizde, o bütünlüğü inşallah hani daha somut bayram sabahı camiye giderken tekbirlerle gideriz. Bayram sabahına topluca, efendim güne Peygamberimizin ifadesiyle Medine'ye hicrette, hicretin 2. yılından itibaren bayram namazları kılınır. Efendimizin ifadesiyle tekbirlerle gideriz.
O evimizden sokağa, sokağımızdan mahallemize yayılan tekbirler ve arş-ı ala'ya çıkacak olan dualarla inşallah o mahallemizi, bulunduğumuz şehri o manevi atmosfere inşallah bizim yakacağımız o bir ışık, bir dua, bir tekbir, bir salavat inşallah o dalga dalga bütün insanlığı kuşatacaktır.
Yapacağımız bu güzellikleri hafife almamak lazım. Üzerimize düşen neyse onu yapmaya gayret etmek lazım. Biraz dağıttık galiba. Şöyle diyelim. Ramazan-ı Şerif'in bereketiyle bayrama kavuştuk. Bayramı inşallah sevincimizi yakın çevremiz dalga dalga bütün insanlığa yayacak şekilde onu bütün gönlümüzde kalbimizde yaşamaya gayret edeceğiz inşallah.
Kardeşlerimizle izleyicilerimizle buluşturduğunuz için ben de tekrar hem sizlere hem de kurumsal anlamda Manisa Meydan Medya Grubu'na teşekkür ediyorum. Hayırlı bayramlar diliyorum.

Kaynak: manisameydangazetesi.com.tr