Son Dakika
20 Ocak 2018 Cumartesi

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ertuğrul Aytaç,50 yıllık gazetecilik mesleği hayatını anlattı

10 Ocak 2018 Çarşamba, 20:15

Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ertuğrul Aytaç, gazetecilik kariyerinde dile kolay tam 50 yılı geride bıraktı. Mesleğe nasıl başladığını, Türkiye’de ses getiren unutulmaz röportajlarını, Manisa’da medyanın gelişimine bulunduğu katkıyı Manisa’nın Sesi Gazetesi’ne verdiği röportajda anlatan Aytaç, yaklaşık 39 yıldan bu yana başkanlığını yaptığı Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nin Aralık ayında yapılacak seçiminde aday olmayacağını açıkladı.

Manisa’nın duayen gazetecisi Ertuğrul Aytaç, dile kolay mesleğinde 50 yılı geride bıraktı. Bugüne kadar sayısız başarılı habere imza atan Aytaç, gazetecilik kariyerinin önemli anılarını gazetemize anlattı. 39 yıldan bu yana başkanlığını yaptığı Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nde ise Aralık ayında yapılacak olan seçimde aday olmayacağını açıkladı.

“GAZETECİLİĞE 1968’DE BAŞLADIM”

Yaşam çizgilerini belirlerken bunu kendinizin belirleme oranının zaman zaman yeterli gelmediğini belirterek sözlerine başlayan Aytaç, “Benim bir çocukluk arkadaşım vardı. Liseye başladığım dönemdi.Onun ağabeyi Yeniasır Gazetesi’nin o dönem yazı işleri müdürüydü. Manisa bürosunda çalışıyordu. Sonra ‘ben bırakacağım’ dedi. Ben de arkadaşıma ‘söyle ağabeyine ben Yeniasır bürosunda başlayayım’ dedim. 1968 yılında ben böylece büro yardımcısı olarak mesleğe başladım. Yaklaşık bir buçuk yıl izin yapmadan çalıştım. O dönem Yeniasır’da imzalı bir haberin çıkması çok önemliydi. Ben de Manisaspor Genç Takımı’nın Türkiye Şampiyonu olan kadrosundan bir röportaj yapmıştım. Hiç unutmuyorum röportaj sayfaya girmişti, o gazeteyi hep sakladım. Sonra askere gittim. Döndüğümde Yeniasır’ın Denizli bürosunda çalıştım. Ardından Balıkesir’de bir yıldan fazla çalıştım. Daha sonra Manisa’ya tekrar geri döndüm. Mesleğe başladığım Yeniasır’daki görevimden sonra Manisa’da TRT, Tercüman, Hürriyet, Anadolu Ajansı, Günaydın’a baktım. Daha sonra dönemin bakanı Mustafa Ok’un danışmanlığını yaptım. Daha sonra Manisa’ya geri dönerek burada mesleğe geri dönerek kaldığım yerden devam ettim. Pek çok gazetenin il temsilciğini yaptım. Bu arada Manisa Gazeteciler Cemiyeti’ne aday olduk ve kazandık. Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nde serüvene devam ederken, gazetecilik yıllarımdaki parlak dönemim 1978 yılında Hıncal Uluç’un ağabeyi Öcal Uluç’un İzmir’de Tercüman’a haber müdürü olarak gelmesiyle başladı. Prens Charles’ın evlendikten sonra Marmaris tatilinde görevlendirdiler. Oradan güzel haberler yapmıştım. Dönemin Fenerbahçe teknik direktörlüğünü yapan Didi, İzmir’e maça gelmişti. Onunla bir röportaj yapmıştım. Çok ses getirmişti o dönem. Böyle meslek serüvenim devam etti. Yaklaşık 3 buçuk yıl da Manisaspor başkanlığı yaptım” diyerek açıklamalarını sürdürdü.

“GAZETECİLİK MESLEĞİNDE GÜVENİLİR OLMALISINIZ”

50 yıllık mesleğinde bugün edindiği saygınlığı da değerlendiren Aytaç, “Şimdi bu meslekte iyi, bilgili insanlar tarafından yetiştirilirseniz, sizin de onlardan bu noktada bir şeyler kapma şansınız olabilir. Ben bu konuda biraz şanslı bir insanım. Öcal Uluç, Güneri Civaoğlu, Yavuz Donat ve daha birçok değerli insanla çalıştım. Onlar hep bana bir şeyler kattı. Birincisi gazetecilik mesleğinde güvenilir olacaksınız. Güvenilirliğinizi sarsmayacak şekilde hareket edeceksiniz. 50 yıllık mesleğimde büyüklerime saygılı davranmaya, küçüklerime de bir şeyler öğretmeye özen göstermişimdir. Bu hep güvenle ilgili” dedi.

“MANİSA’DA BASININ GELİŞMESİNDE KATKIM BÜYÜK”

Gazetecilik kariyerinde Manisa’nın İzmir’e olan yakınlığının avantajını kullanarak meslekte hedeflediği yerlere ulaştığını sözlerine ekleyen Aytaç, “Daha iyi yerlere de gelme fırsatları çıktı ama Allah’a çok şükür Manisa’da kendime göre medyada iyi bir çıkış yakaladım. Bugün Manisa medyasında 9 tane günlük gazete yayın hayatını sürdürüyorsa bunda katkım vardır. Mesela Hürışık Gazetesi tek gazeteyken Haşim Ağar ile birlikte Haber Gazetesi ile özel radyonun kurulmasını sağladım. Ondan sonra bu dalda diğer iş adamları da medyaya yöneldi. Kendilerine medyaya yatırım yaparak genç gazetecilere iş imkanı sağlayan patronlara da teşekkür ederim. Hatta Manisa’da kurumlara basın bürosunu ve danışmanlık fikrini gerçekleştiren benim. Rahmetli Erol Yavuz’un Vliayet Basın Bürosunun başına Nejat Tokbay ile birlikte geçtik. Ersan Atılgan belediye başkanı olduğunda Manisa Belediyesi’nin basın danışmanı yaptı beni. Hem mesleki anlamda kendim istediğim zirvelerde yaşamımı sürdürdüm hem de meslekte yeni nesillere iş kapısının açılmasına katkıda bulundum” ifadelerini kullandı.

“BİZİM ZAMANIMIZDA BÖYLE LÜKS TEKNOLOJİ YOKTU”

Kendi aktif gazetecilik yıllarıyla günümüz basınını da kıyaslayan Aytaç, “Bizim çalıştığımız devrede bir siyah beyaz film vardı. Sonra slayt çıktı. Bir slayt filminin birinci banyosu 45 dakika, ikinci banyosu 45 dakikaydı. Yani çektiğiniz fotoğrafın ne çıkacağını bir buçuk saat sonra görme şansınız vardı. Yani bizim zamanımızda böyle lüks fotoğraf makineleri yoktu. Veralar  vardı. Pentax diye bir makine aldığım da hatırlıyorum mutluluk duymuştum. En iyi makineler o dönemlerde bunlardı. Hatta ben Tercüman adına bir hafta Denizli’ye bir hafta Aydın’a maça gidiyordum. Aydın’a gittiğimizde maçı bitirip bir saat 15 dakikada gelebiliyorduk. Denizli’den iki buçuk saatte gelmek zorundaydım. Çektiğim filmlerin yıkanması bir buçuk saat sürüyordu. Her hava şartlarına göre objektifle fotoğraf çekmekten bunalıyordum. Biz o devirlerde telefonlarla, daktiloyla haber yazdırırdık. Şimdi bugün medya da özellikle 90’lı yıllardan sonra inanılmaz seviyede gelişti. Mesela ulusal medyamız dünya standartlarında çıkıyor yani. Şimdi teknoloji, her şey mükemmel. Şimdilerde fotoğrafı çekip bakabiliyoruz, beğenmezsek bir daha çekebiliyoruz. O dönemlerde böyle pek şansımız yoktu. O zorlu şartlarla biz bu noktalara geldik. Biz gazeteci arkadaşlarımızla her akşam bir araya gelirdik. Birbirimize haber atlatırdık. Atlatma haberden dolayı da ertesi gün ‘sen neden bunu bana haber vermedin, arkadaşlıkta bu olur mu’ gibisinden bir şey söylemezdik. Çünkü gazeteciliğin birinci kuralı haber atlatmaydı. Bizim bir amacımız vardı. Biz Manisa’da kendimizi ispat edelim, ulusal gazetelerin İstanbul, İzmir, Ankara bürolarına atlayıp kendimizi kanıtlayacak tablolar için çalışmış bir nesiliz” diye konuştu.

“ARALIK AYINDA YAPILACAK OLAN SEÇİMDE ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM”

Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’nda 39’uncu yılını geride bıraktığını ifade eden Aytaç, “Benim meslek yaşamımda, cemiyet başkanlığımda mihenk taşlarım vardır. Aydın Besen, Nejat Tokbay, Ali Filizkan, Mehmed Hakkı Özbayır, Yüksel Gördes. Bu insanlar benim her dönemimde hep yanımda olmuşlardır. Hep destek olmuşlardır. 39 yıllık süre içerisinde cemiyetin çoğu şeyiyle en güvendiğim ve değer verdiğim Ali Filizkan ilgilenmiştir. Bu yıl Aralık ayında yapılacak olan cemiyet seçiminde de aday olmayı düşünmüyorum. Şartlarda bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Benim adayım Ali Filizkan’dır” dedi.

 

 

Diğer Haberler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir