MUZAFFER YURTTAŞ’A GÖRE HÜKÜMET HARİÇ HERKES ÇAMURA SAPLANDI

19 Mayıs 2014 Pazartesi, 15:26

Soma maden faciası üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışanları sağduyuya ve gerçekleri tartışmaya, millet şuuru ile hareket etmeye davet eden AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Muzaffer Yurttaş, bu konu ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Yurttaş’ın basın açıklaması ektedir:

Manisa Soma’da kömür madeninde meydana gelen kazanın dumanları tüterken, buradaki acı ciğerleri yakmakta iken, her an başka bir senaryo ile karşımıza çıkan bir takım siyaset teorisyenlerini halkımızın görmesini ve sahnelenmek istenen oyunlara gelmemesini istiyorum.

Acılarımız üzerinden kardeşlerimizin cenazeleri üzerinden siyaset yapmaya kalkanları bu gelişmeleri, bu acıyı siyaseten kullanmak isteyenleri kınıyorum. Bırakın da, izin verin de yasımızı, acımızı bari insan gibi yaşayalım. Çatladınız mı üç gün sabredemediniz mi?

Soma halkı istismarcılara izin vermeyecektir!

Böyle zamanlar “eylem zamanı” değil, “destek zamanıdır” Eylemi seçenler, siyasi rantçılardır. Bu acı üzerinden darbe çıkarmaya çalışan kaos heveslisi ve bölücü zümrenin umudu suya, maskesi yere düştü. Milletimiz yaşanan olaylara ve provakasyonlara gelmeyecektir. Madende yaşanan facianın ardından, insanımızın acısını paylaşmak için Soma’ya gelen Cumhurbaşkanımıza, Meclis Başkanımıza, Başbakanımıza ve diğer siyasetçilere karşı acılı halkı kışkırtmak isteyen, başka illerden ve ilçelerden getirdikleri bindirme kuvvetleri ile Soma’yı ve ülkeyi karıştırmak isteyenlere hükümetimiz ve Soma halkı izin vermeyecektir.

Soma acısının üzerine çullanan siyaset vampirlerinden, sosyal medyaya hâkim olan çirkinlikten duyduğum mide bulantımı paylaşmak istiyorum.

Ne bicim bir ülke olduk, ölenlerin sayısı arttıkça içten içe sevinenler ve bunu sanki madencilere üzülüyormuş makyajı ile sunanlara yüzbin kere yazıklar olsun.

 

Soma faciasını “kalkışma” vesilesi yapanların, ölmek üzere olan Afrikalı çocuğun arkasında bekleyen akbabadan ne farkı var? Katolik Papa dua ediyor. Musevi Peres dua ediyor. Paganist Rihanna dua ediyor içeride ise insanlıktan nasibini alamamışlar hala siyasi rant peşindeler.

Şefkat eli olan bir Türkiye’nin kime zararı var?

Her yere yetişmeye çalışan, dünyadaki tüm mazlumlara el uzatan, Filistinli çocuğun yarasını saran, Suriyeli mültecinin karnını doyuran ona sıcak bir yuva kurmak, Arakan’da yok edilmek istenen insanlığa sahip çıkan, yardım gönderen bir Türkiye’yi inşa etmek varken, bu ülkeyi iç kavgalarla boğmak isteyenlere ne millet ne de Allah müsaade edecektir.

Dünyadaki en tehlikeli kişi, kendi varlığını, başkalarının yokluğuna bağlı gören kişidir. Acı üzerinden siyaset tacirliği yapanlardan daha çok tiksinmeye başladım. Bizler maden ocağından insanımızı çıkarmanın gayreti içinde iken, birileri masa başında oturup, sosyal medyayı sallamaya, medya üzerinden iktidara ve başbakana yüklenmeyi maharet zannederek habire aldığı emirlerle twit atmaya çalıştı.

Önce yaralar sarılacak, sonra hesap sorulacak!

Tabii ki eleştireceğiz, bardağın boş tarafına da bakacağız Tüm karanlıkta kaldığını düşündüğümüz noktalara ışık tutacağız Ama bunun bir zamanı var. Her şeyin bir sırası ve vakti var. Ülkede üç günlük milli yas ilan edilmiş. Millet birbirine kenetlenmiş yas tutuyor Üç gün sabredin. Sonra tutan yok sizi. Önce yasımızı tutalım, kurtarma çalışmalarını sonuna kadar devam ettirelim. Cenazelerimizi yolcu edelim. Onlara karşı görevlerimizi yapalım Acılı ailelere omuz verelim acılarına ortak olalım. Sonra şapkamızı, önümüze koyup, “Bu kaza neden oldu? Kimsenin ihmali ve kusuru var mı? Bir daha benzer bir acıyı yaşamamak için tüm kömür ocaklarımızda ne gibi önlemler, ilave tedbirler almamız lazım?” sorularının cevaplarını bulalım.

Olayı tahrik eden, provokasyon çıkarmaya çalışan, milletin tepkiselliğini kullanmak isteyen çevreler ise çok marjinaldir ve açıkçası ortamın nezaketini hiçe sayan bir sorumsuzluk içindedir. Olayı ve yaşananları objektif şekilde dünyaya aktarmak yerine tek tek bazı fotoğraf kareleri üzerinden hükümete

yönelik büyük bir kalkışma olduğu izlenimi uyandırmaya çalışan medya kuruluşları da aynı sorumsuzluğa ortaktır.

Millet olma, keder ve tasada ortak olmaktır!

Hainler yine sahneye çıktı. Türkiye kan ağlıyor. Yürekler yanıyor. Büyük yastayız. Millet olma, bir olma zamanı. Kederde, tasada, kıvançta biriz. Fazla dayanamadılar. Kalpsiz, ruhsuz güruhlar, sisli havayı seven kurtlar yine ortalığa çıktılar. “Acı üzerinden istismarı meslek edinenler” kafalarını yine kaldırdılar. Madencilerimiz için akan gözyaşlarımızı utanmadan istismar etmeye kalkıyorlar. “Hezeyan” içinde yaslı insanlarımızın üzerine geliyorlar. Kan kusuyorlar. Somayı bahane ederek Gezi’de ve 17 Aralık’ta başaramadıklarını şimdi acılar üzerinden tekrar denemek istiyorlar. Olaylarda canlarını kaybeden gençlerimizi yorumlarına alet ediyorlar. ‘Fırsat bu fırsat’ deyip hükümeti protesto gösterilerini, sendikaları, işçileri, gençleri tahrik edip, kışkırtmalara imza atıyorlar. Yabancı hain çevreler ve işbirlikçiler ise hemen arkalarında yer alıyor.

Facianın nedenini AK Parti gibi göstermek vicdansızlıktır!

CHP’nin önergesinin reddedilmesinin ardından facia yaşanmış gibi algı oluşturulmaya çalışıldı. 2010 yılında TBMM de maden kazalarının önlenmesine dair bir araştırma komisyonu kurulmuş ve rapor hazırlanmış. Demek ki komisyon kurmakla iş bitmiyor. Yapılması gereken başka işler var. Herkesin üzerine düşen, elbirliği ile alınması gereken kararlar ve dersler var.

Kaza mı, ihmal mi, cehalet mi, cinayet mi… her seferinde aynı kelimelerle debelenip dururuz. Hangisidir, bulamayız. Bulamayınca sinirlenir, işin içine siyaset sokarız. Siyaset de bari siyasete benzese. 1999 Gölcük Depreminde askerlere “7.4 yetmedi mi?” diye pankart açmak nasıl bir taşyürek ürünü ise. siyasi tercihinden dolayı Soma Halkına şimdi “lâyığınızı buldunuz” diye laf sokuşturmak da, bir kara vicdan ürünüdür. Kömürden daha da kara.

Devreye siyaset vampirleri giriyor ve gerilim üretiyorlar. Ölüm üzerinden siyaset yapıp kaos yaratmaya devam ediyor Beddua modasına uyan şu satırlara bakın; “Duam odur ki AK Parti’ye oy veren herkes evlat acısı yaşasın”. Bir insan bu kadar alçalabilir mi? İnsan aklını böylesine körleştiren zihniyet yapısını iyi tanıyoruz. Manisa AK Parti milletvekillerinin isim ve telefonlarını sosyal medyada yayınlayıp “Katillere mesaj atın, telefon açın, boş bırakmayın” diyen

biri insan olabilir mi? Katliam yapan, inkâr eden, ötekileştiren o zihniyet bu ülkeye derin acılar yaşattı.

Gezi eylemcileri ve 17 Aralık planlayıcılar tekrar sahnede!

Soma’daki facia siyasetin normalleşmediğini bir kez daha gözler önüne serdi. 30 Mart’ta büyük başarısızlık yaşayarak geri çekilen ajan provakatörler, Soma’daki ölümlerin ardından tekrar başını gösterdi. Keder içindeki aileleri, kaza nedeniyle üzüntü içinde olan kamuoyunu hükümet aleyhinde harekete geçirmek için, dört bir koldan bu kazaya asılıp manipülasyon yapmaya çalışıyor. Daha cenazeler bile toprağa verilmeden, toplumun yasına aldırış etmeksizin insanları kışkırtarak sokakları mobilize etmeye, böylelikle yeniden kaos yaratarak ülkeyi yönetilmez hale getirmeye ve istikrarı bir kez daha bozmak istiyorlar.

Gerçek şu ki; kazada hayatlarını kaybedenlerle ilgili hassasiyet duymuyorlar; fırsatçılık yaparak masum ölümleri silaha dönüştürüyor ve vicdanları siyasi hesaplarına alet ediyorlar. Bir lokma ekmeğe yer altında ömür tüketen işçilerin anısına bundan daha büyük bir saygısızlık olabilir mi?

Devlet Soma’da tüm imkanlarını seferber etti!

“Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendisi gibi bilir”. Soma faciasında bazı ölü seviciler ve istismarcılar dışında milletimiz tam bir sınav verdi ve bu sınavı başarı ile geçti. İlk günden beri Soma’da facianın yaşandığı bölgede kurtarma çalışmalarına sayın bakanımız Taner Yıldız ile birlikte katıldık. Tüm devletin imkanları seferber edildi. AFAD, UMKE, Kızılay, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, ASP Bakanlığı ve diğer sivil ve resmi kurumlar ve hayır kurumları bölgede cansiperane çalıştılar.

Şairin deyimi ile “oluklar çift, birinden nur akar, diğerinden kir”. Güzel çalışmalar yapanların yanında bir de insanlıktan çıkmış “klavye ergenleri” var. Oturup “ölü sayısını saklamak için cesetleri yakıyorlar” hatta “Suriyeli çocukları burada çalıştırıyorlar ve onların üzerine beton döktüler” diye söylenti çıkartacak kadar gözü dönmüş yaratıklar…”Madenci kardeşlerimiz için dua edelim” diyenlerle dalga geçmeye kalkışacak kadar aşağılık ruhlar… Onlara kızamıyor bile insan. Ya tiksiniyor, ya acıyor. Hele bazıları var ki, “tamamen bitmiş! “AK Parti’ye destek veren madenciler ölüme müstahaktılar” diyecek kadar,

aşağıların aşağısı …”O kadar uzaklar ki hayattan, hakikatten, halktan…Onlar için “kurtuluş” yok belli ki, oldukları yerde nefret ve hasetle tepine tepine çürüyüp gidecekler.

Milletimizin başı sağ olsun. Ölen madencilerimize Allah’tan rahmet, kalanlara uzun ömür ve sağlık, ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Buradan rant devşirme gayreti içinde olanları da Allah’a havale ediyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir