MANİSA’DAKİ AVUKATLAR TEK SES OLDU!

10 Kasım 2014 Pazartesi, 13:44


Baro Başkanı Zeynel Balkız, Yırca’da 6 bin ağacın kesilmesi sırasında darp edilen meslektaşlarına destek olmak için onlarca avukatla durumu protesto etti. Başkan Balkız, “Bu bir holiganlıktır” derken bazı avukatlar da “Devletle işbirliği içinde yürütülen bir mafya işidir” dedi.

Ferdi UZUN

Baro Başkanı Zeynel Balkız, öncülüğünde onlarca avukat Adalet Sarayı önünde Soma Yırca Mahallesi’nde darp edilen meslektaşlarına sahip çıkmak amacıyla olayı protesto etti. Avukatlara CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de destek verdi. Bir hukukçu olarak ve Manisa Barosu olarak asla tasvip etmedikleri bir holiganlığı 7 Kasım 1014 Cuma gecesi yaşadıklarını kaydeden Başkan Balkız, hukukçular olarak bu olayı şiddetle kınadıklarını belirtti. Yaşanan hadisenin bir yönü olduğunu vurgulayan Balkız, “Evvela çevre yönü vardır, sonra da hukuk yönü ve hukukun üstünlüğü yönü vardır. Çevre yönü bakımından Yırca Köyü’nde bir çevre katliamı yaşandı. Her ne kadar bakanlık kararıyla burada bir özel sektörün santral yapımıyla ilgili bir hükmet kararı, bir bakanlık kararı, bir kamu yararı olsa bile bu karar sonradan gelişen ve diğer kanunlara göre tamamen geçersizdir. Bakanlığın vermiş olduğu kamu yararı zeytinciliğin ıslahı ve zeytin alanlarının korunmasıyla ilgili kanunu 20. Maddesine tamamen aykırıdır. Biz öyle zannediyoruz ki bu kararı verirken bakanlık ya bu kanunun 20. Maddesini görmemiş veya çiğnemiştir” dedi.

HESAP SORACAĞIZ

Manisa Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada buranın sanayiye açılmaması ve zeytinlik alanların daraltılmaması için olumsuz görüş belirtildiğini vurgu yapan Balkız, “Bir tarım müdürlüğünün vermiş olduğu bu görüş ve karar oradaki zeytinliklerin korunması için yeterlidir. Ancak yatırımcı firma, bu özel sektör bu kanunu çiğneyerek, burada zeytinlik alanlarını tahrip etmiş ve asırlık zeytin araçlarından en az 6 bin tanesini yok etmiştir. Bunu hukuksuzluk, hukukun çiğnenmesi ve tam bir holiganlık olarak ifade etmek istiyorum. Nitemi ilgili bakanlığın Manisa’yı temsil eden müdürlüğü zeytinlik alanların daraltılmayacağı konusunda görüş bildirmiş olmakla bu saniyeden sonra burada bir zeytin fidanının kesilmesi ve köklenmesi dahil kanunen suçtur. Manisa Barosu işlenen bu suçun sonuna kadar takipçisi olacaktır. Köylülerimizin çiğnenen hakları bir şekilde geri alınacaktır. Ancak üzülerek belirtmek istiyorum ki o kesilen zeytin ağaçları için Soma ve Yırca en az 50 yıl daha beklemek zorunda. Bu ülkenin 50 yılını yok edenlerden hukuk düzeni içerisinde hesap soracağız” diye konuştu.

ADALET GECİKTİ

Zeytin ağaçların kesilmesinde adaletin geciktiğinin altını çizen Başkan Balkız, “her zaman söyleriz. Geciken adalet adalet değildir, cinayettir. Nitekim Danıştay 6. Dairesinin vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı 28 Ekim 2014’te verilmiş olmasına rağmen ve bunun açıklanması 7 Kasım’da yapılmıştır. Aradan geçen bu10 günlük süre içerisinde bu şirketin holiganlarının kıyımına müsaade edilmiştir. Bu bir çevre katliamıdır, kıyımdır. Danıştay’ın geciken adaleti, bu kıyıma, bu adalete bir yerde ortak olmuştur. Danıştay’ın bu tavrını şiddetle kınıyoruz. Burada bir termik santralinin kurulmaması için gereken yapılacaktır. Önlem alınmaz ise bu olayı vahşi kapitalizmin ülkemizi ne hali getirebileceğinin açıkça ifadesidir. Dün 50 yıllık bir yeşil alanla, ağaçla donatılan bir alan, bugün ise simsiyah bir hale gelmiştir.” diye konuştu.

 

BU ÜLKEDE GÜVENLİK SORUNU VAR

Burada en çok mağduriyeti çiftçilerin, doğanın yanı sıra bir hukukçunun da gördüğüne dikkat çeken Başkan Balkız, sözlerini şöyle tamamladı: “Meslektaşımız Hasan Namak ön büyük mağduriyeti yaşadı. Çünkü bu şirketin holiganları gece uyurken kendisine saldırmıştır. Ceza hukukuna göre adam kaldırma suçunu işlemişlerdir. Hürriyeti kısıtlandı. Elleri kelepçelenerek işkenceye maruz kalmıştır. Konuyla ilgili Cuma günü suç duyurusunda bulunmamıza rağmen, suçu işleyen kişilere daha yeni ulaşılmıştır. Bu konuyu ısrarla ve azimle takip edeceğiz. İdarenin, yargının düşünmesi gereken şudur. Bir özel güvenlik hangi yetkiyle, hangi şartlarla, hangi amaçla bir avukatı çadırından alarak dağa kaldırır. Eğer batının batısı Türkiye’de bunlar oluyorsa, biz bu ülkede önemli bir şekilde güvenlik sorunu olduğunu görüyoruz.  Bunun telafisi bundan sonraki gayretli çalışmalarla mümkün olabilir. İster köylü olsun, ister avukat olsun kendi can güvenliğini sağlayamıyor bir boyuttaysa gerisini varın siz düşünün. Manisa Barosu, Türkiye baroları bugün ne yazık ki yalnız bırakıldı. Türkiye’nin yargıçları, savcıları korkmadan, çekinmeden ve vahşi kapitalizme yenilmeden görevlerini yapmalıdır. Türkiye’de er ya da geç arzu ettiğimiz hukukun üstünlüğü elbette sağlanacaktır. Bunu avukatlar sağlayacak, barolar sağlayacaktır.”

MAFYA TANIMI

Darp edilen Avukat Hasan Namak, “Başkanım holigan diye tanımladı. Ben uluslararası kriterlere göre bunun bir mafya tanımı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir menfaat gurubu devlet birimlerinin göz yumması ya da işbirliği eliyle bu işleri yapabilmiştir. Hiçbir mafya kuruluşu devlet birimleri işbirliği yapmadan ya da göz yummadan bu işleri yapamaz” diye konuştu.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir