MANİSA’DA YÜZLERCE VATANDAŞ MEDYAYA YAPILAN OPERASYONLARI PROTESTO ETTİ

15 Aralık 2014 Pazartesi, 14:44

Manisa’da Zaman gazeteci okuyucuları ve Samanyolu Tv izleyenleri Adalet Sarayı önünde 14 Aralık’ta medyaya yapılan operasyonları protesto etti.

Ferdi UZUN

Manisa’da cemaate yakın yüzlerce kişi Zaman gazetesi ve Samanyolu TV’ye yapılan operasyonları protesto etmek amacıyla Adalet Sarayı önünde eylem yaptı. Vatandaşlar ellerinde, “Demokrasinin Kara Günü. Özgür basın susturulamaz. Medyamı karartma, Herkes sussa Zaman susmaz. Zaman sahip çıkma zamanı. Gazeteme dokunma. Sevdamız millet insanlığa hizmet. Allah var gam yok. Hukuk tatilde.  Basının esareti milletin esareti. 14 Aralık Medyanın Kara günü’ gibi pankartlar taşıyarak, sloganlar attı. Baro Başkanı Zeynel Balkız da eylemci gruba destek vererek açıklama yaptı.

 Fikir ve düşünce hürriyeti

Zeynel Balkız, “Dünya standartlarında evrensel ölçülere göre bir hukuk devletinde olması gereken üç temel hürriyet vardır. Bunlardan birincisi teşebbüs hürriyetidir. Bir hukuk devleti içerisinde herkesin dilediği şekilde dilediği eşitlik dairesinde içerisinde her türlü işi yapma ve yapabilme hürriyetidir yasal boyutlarda. İş kurma, sanayi, ticaret, hizmet sektörü ne olursa olsun. İkinci temel hürriyet bu ülkede yaşayan insanların inançlarını ve ibadetlerini hiçbir baskı ve tereddüt duymadan kendi kimlikleriyle, kendi inanç ve düşüncüleriyle aktarmaları ve yaşamalarıdır. İnanç ve ibaret hürriyeti.  Bir üçüncü hürriyet daha var. O da fikir ve düşünce hürriyetidir. Herkesin bu ülkede geçerli olan hukuk nizamı anayasa ve kanunlar çerçevesinde düşündüklerini hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan ifade etmeleri ve ortaya koymalarıdır. Eğer bu üç temel hürriyeti bünyesinde barındırmayan bir devlet veya hukuk nizamı varsa biz bunları evrensel anlamda objektif bir hukuk devleti nitelendirmemiz mümkün değildir” dedi.

 Yargıya da güveniyorum

Pazar günü yapılan operasyonda temel hürriyetlerden ikisinin ihlal edildiğini kaydeden Balkız, “Bir medya grubunun genel yayın yönetmeni 2 kişinin alınması Türkiye’de teşebbüs hürriyetinin, aynı şekilde yazılarından, senaryolarından ve düşüncülerini ifade etmelerinden dolayı başka kişilerin alınması ifade ve düşünce hürriyetinin ihlali niteni taşımaktadır. Biz bu ülkede iktidarıyla, muhalefetiyle ve bu ülkede yaşayan insanlarıyla dünyada Türk milletine yaraşır, özgür insanların yaşadığı bir hukuk devletinin varlığına inanmak ve onu sürdürmek istiyoruz. Bu bakımdan bugün yapılan işlemler bir hukuk ihlali olarak görülüyorsa da halkın kendi dinamikleri Türk milletinin genlerinde olan hürriyetçi tutumu bu engelleri en kısa zamanda aşacak. Ve Türkiye bizimde, dünyanın da arzu ettiği bir hukuk devleti olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir. Ben milletimize güveniyorum. Yargıya da güveniyorum. En kısa zamanda bu arkadaşlarımız adaletin tecellisiyle yine ardamızda olmalarını umuyorum” diye konuştu. Eylemciler daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

esh_24498

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir