Ali Suat Ertosun’dan gündeme dair açıklamalar…

17 Ağustos 2017 Perşembe, 14:09

Ali Suat Ertosun Manisa Kamoyunu meşgul eden Sümerbank Davası ile ilgili yazılı açıklamada bulundu

Ertosun yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

Sümerbank’ın bağlı ortaklıklarından, Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş.’nin (MPM AŞ) özelleştirilerek kamu hissesinin satılması sonrasında devam eden süreçte, açılan ceza davasında dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının kesinleşerek infazına başlanmasını müteakip; hükümlülerden Erdinç Yumrukaya’nın, kapalı cezaevinden açık cezaevine ayrılırken kendisine verilen 10 saatlik izin sırasında, muhtemelen izin almadan yaptığı basın açıklaması ve Arif Koşar’ın oğlu tarafından çıkarılan Yeni Gündem gazetesinde yer alan haberlerde hedef alınarak suçlanmam nedeniyle aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.
2006 yılından bu yana devam eden süreçte verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen mahkûmiyet kararı ile yargı son sözünü söylemiştir.
Şüphesiz ki bu karar sonrasında mahkûm olanlar üzülmüşlerdir. Aralarında tanıdıklarım olan kişilerin bu acıları üzerine konuşmak istemiyordum. Anadolu’da bir söz vardır. “Acıyı onurla taşıyıp yüklenmek gerekir” denir. Hükümlüler konuşmasalardı ben bu konuyu gündeme getirmeyecektim. Ancak hükümlülerden bazıları konuşarak şahsıma yönelik haksız saldırılarda bulununca, bu açıklamayı yapmak zorunda kaldım.
1- Sümerbank, Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından adı konulan ilk sanayi kuruluşlarımızdan olup, Ülkemizin sanayi mektebi ve diğer sanayilerimizin öncüsüdür. Kurtuluş Savaşından fakr-u zaruret içinde, harap ve bitap düşmüş vaziyette çıkan, giyecek elbisesi ve ayakkabısı olmayan halkımızın ihtiyaçlarını karşılamıştır.
2- MPM AŞ, 1950’li yıllarda Devlet-Halk ortaklığı şeklinde kurulmuş olup, rahmetli Adnan Menderes’in 1960 yılında açılışını yaptığı son tesistir. Siyasetin karışması ve kötü yönetimler yüzünden şirket zarar edince, yapılan sermaye artırımları sonucu başlangıçta % 15.50 olan halk hissesi, onbinde bire düşmüştür.
3- Manisa Pamuklu Mensucat fabrikası, şehrimizin ilk sanayi tesisidir. Bu fabrika, yarattığı istihdamın yanında, Manisa’mızın yaşamına sosyallik katmış; işçi sayısı bir ara 1.500’e ulaşmıştır. Bunlardan da pamukçular ve tüm Manisa yararlanmıştır.
4- Halkın gerileyen hissesi üzerinde durulması gerekirken, % 99.99 oranındaki kamu hissesi 13 Haziran 2005 tarihinde yok denecek bir fiyata, 3.375.900 ABD Doları (4.516.954.- TL) bedelle Manisa Ortak Girişim Grubu’na (OGG) satılmıştır. Şirketin tek varlığı arsasıdır. İhale belgelerinde taşınmazın, ‘ticari alan’ olarak değiştirilen imar durumu, ‘sanayi parseli’ olarak gösterilmiştir.
5- Manisa Ortak Girişim Grubu, kamu ve özel kişiler tarafından kurulmuş bir şirkettir. Şirkette kamuyu temsilen Manisa Valiliği İl Özel İdaresi ve Manisa Belediyesi ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, Manisa Ticaret Borsası, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Manisa Ziraat Odası da bulunmaktadır. Şirkete kamunun alınmasının nedeni, yapılacak itirazları önlemek ve şirketin önünü açarak işlerini kolaylaştırmaktır.
6- ‘Manisa’nın malı Manisa’da kaldı’ diyerek kamu hissesini satın alan Manisa Ortak Girişim Grubu, verdiği dilekçe ile “30 milyon dolar yatırım yapma” taahhüdünde bulunmuştur.
7- MPM AŞ’nin eski ortaklarından Taner Yönder’in, 13 Haziran 2005 tarihli satışın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı dava, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 4 Mayıs 2006 günlü kararıyla, “… şirketin asıl değerini arsasının oluşturduğu, şirket değerinin gerçeğe uygun tespit edilmediği, imar değişikliğinin ihale şartları belgesi ve ihale ilanında gösterilmediği, ihalenin açıklık ve rekabet ilkelerine uygun yapılmadığı, işlemde hukuka ve kamu yararına uygunluk bulunmadığından, yürütmenin durdurulmasına” karar verilmesinden sonra, adı geçenin bu haklı karara rağmen her nedense (!) davasından feragati nedeniyle 25 Eylül 2006 tarihinde “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilerek sonuçlandırılmıştır.
8- Bu arada Sümer Holding AŞ’nin 15 Ağustos 2006 tarihli yazısı üzerine, tapu kaydına 29 Ağustos 2006 tarihinde şerh konulmuştur.
9- Kamu hissesinin satın alınmasından sonra bir çivi çakılmadan, fabrika yıkılmış, hurdası 900.000.- TL’ye satılmıştır.
10- Daha sonra, 92.228 m2’lik arsanın 55.000 m2’lik kısmının, 20 Aralık 2005 tarihinde 13.750.000 ABD Doları (18.750.000.- TL) bedelle TESCO-KİPA Kitle Pazarlama Ticaret ve Sanayi AŞ’ye satılması vaat edilmiş, ancak bu satış Manisalılar karşı çıktığından gerçekleşmemiştir.
11- Şahsımın ve Hasan Ören’in başvuruları üzerine, Başbakanlık Teftiş Kurulunca başlatılan soruşturma sonucu 5 Nisan 2007 tarihinde Başbakanlık Olur’una sunulan Teftiş Kurulu raporunda, “… şirket değerinin gerçeğe uygun tespit edilmediği, imar değişikliğinin değer tespiti ve ihale işlemlerine yansıtılmadığı, ihalenin açıklık ve rekabet ilkelerine uygun yapılmadığı, kamu zararına sebebiyet verildiği, şirket hisselerinin geri alınması için hukuki işlemlerin derhal başlatılması gerektiği” bildirilmiş; dönemin Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bunu uygun görerek ‘Olur’ vermiştir.
12- Özelleştirme Yüksek Kurulunun 1 Mayıs 2007 tarihli kararıyla, “Başbakanlık makamının 5.4.2007 tarihli oluruna istanaden Sümer Holding AŞ’nin, MPM AŞ’de bulunan % 99.99 oranındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin 13.6.2005 tarihli kararının iptaline, söz konusu kamu hisselerinin geri alınması için gerekli işlemlerin idare tarafından yerine getirilmesine” karar verilmiştir.
13- Bu süreç devam ederken MPM AŞ, satın aldığı şirketin tek varlığı olan taşınmazını, başvurusu sonucu üzerindeki şerhin 30 Mart 2007 tarihinde kaldırılmasından sonra, dönemin Manisa Valisinin bile haberi olmadan 13 Nisan 2007 günü Cuma günü mesai saatinin bitimine yakın 20.000.000 Avrosu peşin, kalan 5.000.000 Avrosu arsa üzerinde alıcının yapacağı alışveriş projesine ait inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 5 iş günü içerisinde ödenmek üzere KDV hariç 25.000.000 Avro bedelle muvazaalı olarak REDEVCO A.Ş.’ye satmıştır. Bu dava ile ilgili hukuki süreç devam etmekte olup, aleyhimize verilen mahallî mahkeme kararı, Yargıtay’da lehimize bozulmuştur.
14- MOG Grubunun ortağı özel kişiler ile kamu kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşları hakkında tarafımdan suç duyurusunda bulunulmamıştır. Bu konuda yapılan yayınlar, algı operasyonudur.
15- 15 Temmuz Demokrasi Meydanı karşısında bulunan, imar planına göre yeşil alan olan taşınmaz üzerine yapılan iki katlı yapı, kız kardeşim Süheyla Ertosun’un açtığı dava üzerine, “Yeşil alana tahsisli alanda ticari kullanıma açık muvakkat yapı yapılamayacağı, bunun şehircilik ilkelerine, planlama tekniğine ve kamu yararına aykırı olduğu, altındaki Osmanlılardan kalan koruma altındaki kanalizasyon sisteminin etkilenmesinin olası bulunduğu” kabul edilerek, Manisa İdare Mahkemesinin Danıştay incelemesinden geçen kararı üzerine yıktırılmıştır.
Söz konusu yer Manisa’nın en merkezi yeri olup, trafik yoğunluğu çok fazladır. Park yeri bulmak, şehrimizin en önemli sorunlarındandır.
Çağdaş ülkelerde, insanlar boş zamanlarını meydanlarda geçirmekte ve etkinliklerde bulunmaktadır. O adada bulunan taşınmaz kamulaştırılacak olursa burası, şehrimize anlam ve değer katacak bir meydan olacaktır.
Yeşil alanda inşa edilen yapının yıkılmasından sonra burasının otopark ve sandalye atılarak çevredeki dükkanlar tarafından kullanılması ve üzerinde çadır kurulmasının sorumlusu ben değilim.
16- Emekli olana değin, yargı teşkilatımızın her kademesinde çalıştım. Son olarak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Yargıtay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliği yaptım.
Cezaevlerinde gerçekleştirilen reform niteliğindeki değişim ve dönüşümler ile koğuş sisteminden oda sistemine geçilmesi, F Tipi Cezaevlerinin kurulması, terör ve çıkar amaçlı suç örgütlerinin ceza ve infaz kurumlarında egemenliklerine son verilmesi, Devlet hâkimiyetinin ve hukuk güvenliğinin sağlanması ve terörün cezaevi ayağının kurutulması rolüm ve çalışmalarımdan dolayı Ülkemizin dünyaya tanıtılması ve Devletimizin yüceltilmesinde gösterdiğim üstün başarıdan dolayı Bakanlar Kurulu Kararı ile Cumhurbaşkanımızın tevcihi üzerine ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ ile ödüllendirildim.
HSYK Üyesi olarak görev yaparken de, herkesin sustuğu bir dönemde her türlü riski göze alarak, haksızlıklara ve adaletin siyasete kurban edilmesine, Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalardaki hukuksuzluklar ile kozmik odanın aranmasına karşı çıktım. CMK’nın 250. maddesi ile görevli bazı savcı ve hâkimlerin değiştirilmesini istedim. Yargı teşkilâtında bugün FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olarak adlandırılan cemaat yapılanmasına ilk karşı çıkanlardan birisiyim. 2010 yılında gerçekleştirilen HSYK ile ilgili Anayasa değişikliklerinin doğru olmadığını söyledim. Bu konuda bir arkadaşımla birlikte bir kitapçık yazarak, kamuoyuna duyurduk ve bedelsiz olarak dağıtımını yaptık.
Yargıtay Üyesi olarak da görevimi, her zaman en iyi şekilde yaptım.
Ülkeye hizmet, sadece ödenen vergi ve sağlanan istihdama göre ölçülemez. Manisa ve Türkiye sevgisi kimsenin tekelinde değildir. Bunun takdiri halkımıza aittir.
17- Kurulan alışveriş merkezlerinin (AVM) Ülkemize katkısı olduğu gibi esnaf, sanatkâr ve küçük tacirlerin işyerlerini kapatmak zorunda kalmaları nedeniyle zararları da söz konusudur. Kaldı ki Ülkemizde sayıları hızla çoğalan AVM’lerin bir kısmı kapatılmakta ya da düşük kapasite ile çalışmaktadır. MPM arsasında kurulacak AVM ve diğer tesislerde, 3000 kişinin çalışacağı öngörüsünün de doğru olmadığını düşünüyorum.
18- Kız kardeşim Süheyla Ertosun ve arkadaşları, Et ve Balık Kurumu Manisa Kombinasının özelleştirilmesi işleminin iptali için dava açmış, bu davayı da kazanmışlardır. Ancak karar uygulanmamıştır. Uygulanmamışsa kusur uygulamayanlarındır. Kız kardeşim ve arkadaşlarının bu konudaki mücadeleleri sürmektedir.
19- Kardeşim Süheyla Ertosun ve birlikte hareket ettiğimiz Hasan Ören, İsmet Turhangil, Halit Moralıoğlu, Halim İnç ve ismine yer veremediğim arkadaşlarım ve yakınlarım, sadece MPM ve Et ve Balık Kurumu Manisa Kombinasının özelleştirilmesi ile uğraşmadık. Hukukçu ve aydın olarak, Ülkemi ve kentim Manisayı ilgilendiren konularda çok sayıda dava açtım veya kız kardeşimin, arkadaşlarımın ve yakınlarımın açtığı davalara destek verdim. Bunları Turgutlu Çaldağı Nikel Madeni ÇED iptali, bugün belediye binası ve çeşitli tesisler yapılması için proje çalışmaları süren eski garaja iş merkezi yapılmasını öngören imar düzenlemesinin iptali, öğrenci andını yürürlükten kaldıran Yönetmeliğin iptali, milli bayramlarla ilgili kutlamaları değiştiren Yönetmeliğin iptali, Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin iptali ve Manisa Belediyesinin ortak alanlara ilişkin uygulamalarına ilişkin işlemlerinin iptali vb. olarak sıralamam mümkündür. Bu davalar devam etmektedir.
20- Bir Manisa ve Türkiye Cumhuriyeti sevdalısı olarak, Manisamız ve Ülkemiz için şimdiye kadar olduğu gibi gelecekte de üzerime düşen görevleri layığı ile yapacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu konularda herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini düşünüyorum. MPM AŞ’nin kuruluşu, özelleştirilmesi ve sonrasında yaşananlarla ilgili olarak ileride kitaplar yazılacağını, yüksek lisans ve doktora tezlerine konu olacağını, belgesel, sinema filmi ve televizyon dizisi olacağını düşünüyorum. Türkiye’de bir ilk gerçekleşmiştir. Yargı nasıl haklılığımızı teyit etmişse, ileride tarih de bizi doğrulayacaktır.
Mücadelemiz siyaset üstüdür.
Unutmayalım, vicdan en büyük mahkemedir ve içimizdeki en büyük hâkimin adı vicdandır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 16.8.2017

Ali Suat ERTOSUN
Emekli Yargıtay ve Eski HSYK Üyesi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir