İLETİŞİM KONUŞMAK DEĞİLDİR

22 Aralık 2013 Pazar, 01:23

Aklımdan gecen düşünceleri satır aralarına sığdırmaya çalışırken bir şeyi anlatmanın en iyi yolunun ne olduğunu düşünmeye başladım. İnsanoğlu birbiriyle iletişim halindeyken çoğunlukla iletişim sanatını sömüren türde kısa, net olmayan, soyut kalıplı cümlelere takılıp kalıyor. Oysa ki somut bir iletişim hayatımızın temelidir.. Peki, iletişim nedir? İşin kötü olan yanı bu soruya verilecek en yaygın cevap ”iletişim = konuşmak”tır tabusu. Açık olmak gerekirse bir iletişim fakültesi mezunu olarak ben bile bu tabuya bazı zamanlar sırt dönemiyorum.

Fakat iletişim akademik camiada ” feed back ” (geri besleme) olarak adlandırılan bir olgunun yol arkadaşıdır. Konuyu biraz daha açmam gerekirse iletişim geri dönüş beklediğimiz anların temel oyuncusudur. Bu nedenle bazen susmakta bir iletişimdir, bazen bir bekleyişte iletişim aracıdır, dolayısıyla her zaman konuşmaktan ibaret olduğunu sandığımız nice sohbetler belki de anlatılmak isteneni anlatamadığımız yada anlatılmak isteneni anlamadığımız sayısız anlara şahittir. Vakit kaybıdır da diyebiliriz.. Bazen tek bir kelime dağları aştıracak anlamlar taşıyabiliyorsa bazen bir davranış bir kelimeyle bile özetlenemeyecek durumu da anlatabilir. O vakitte sanki bir cilt kitap okumuşcasına anlaşılır olur her şey. Bu yüzdendir ki iletişime can vermek için davranışlarımızla cümlelerimize vurgu yapmalıyız ..Bu yüzdendir ki ben çiçekleri çok severim derken bir çiçek bakıcısı olmalıyız, bu yüzdendir ki futbol benim için aşktır derken yeşil sahaya inmiş bir kez de olsa kaleye topu yollamış olmalıyız, bu yüzdendir ki mutluyum derken bizi mutlu edenin ne olduğunu göstermeliyiz. Hati şimdi gelin size konuyla bağlantılı hikayeyi tamda yerinde yazayım…

Yeni evli bir çift düşünün, evliliğin ilk sabahında, kocası erkenden kalkıp eşine sabah kahvaltısı hazırlar.’ ‘Burada bir terslik var diye düşünmeliyiz nede olsa kadın tarafı kahvaltı hazırlayandır adettendir bizim toplumumuzda. ” Adam, Kahvaltının zengin ve ihtişamlı olması için kolları sıvar.”Bir erkeğin bu kadar centilmen ve becerikli olması konusunda hem fikir olmaya başladık sanırım.” ilkbaharın güneşli bir gününde, oturduğu dairenin balkonunda masayı çiçeklerle süsleyerek işe koyulan adam, ocakta çay demlenirken domatesleri, salatalıkları itina ile doğrar ,peyniri, zeytini, yağı, balı, reçeli, kaymağı ve daha bir sürü çeşidi masanın üstüne güzelce dizer. Hani derler ya, bir tek kuş sütü eksik, aynen öyle. Sakin bir pazar sabahında, itina ile hazırlanmış harika bir sabah kahvaltısı daha ne istenebilir ki… Özetle; karnı tok olanın bile iştahını kabartacak cinsten. Yatmakta olan yeni gelin, kocasının yaptıklarından habersiz mışıl mışıl uykusuna devam ederken, kocası gayet kibar bir vaziyette karısını uyandırır ve kahvaltının hazır olduğunu söyler. Yeni gelin uykusundan kalkar, lavaboya gidip elini yüzünü yıkadıktan sonra, hava almak için balkona çıkar, bir de ne görsün? İtina ile hazırlanmış muhteşem bir kahvaltı onu beklemektedir. Gördüklerine inanamaz bir erkeğin bu kadar centilmen ve becerikli olmasına şaşırıp kalır ve kocasının bu davranışı karşısında nasıl teşekkür edeceğini bilemez . Karı-koca birlikte kahvaltı masasına oturduktan sonra adam, karısının gözlerinin içine bakarak;

‘Karıcığım, bundan sonra sabah kahvaltılarını böyle istiyorum’ der.

Hikayemizin ana temasında da yer aldığı gibi hayatımızdaki insanlara bir şeyleri aktarmak, doğru iletişim kurmak için konuşmaktan öteye taşıyıp somutlaştırmalıyız ve her zaman en anlaşılır şekliyle ifade etmemiz gerektiğini unutmamalıyız.

Sonuç olarak İletişim; konuşmaktan öte en güzel şekliyle anlatmak ve anlaşmaktır. Kurban Bayramın da iletişimizi görselleştirmeniz temennim ile Hepimize Hayırlı Bayramlar.

Diğer Haberler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir