“BEN NEREDE YANLIŞ YAPTIM”

09 Aralık 2013 Pazartesi, 15:24

“O halde beni yermeyin kendinizi yerin…” yani önce insan kendisine şu soruyu sormalıydı … ” ben nerede yanlış yaptım” dün uzun zamandır tanışık olduğum bir kardeşim ile konuşurken ona dedim ki ” elbette yanlışlarım çoktu, ve hatta bazı yanlışlarımdan pişmanlık değil belki ama kendime utanıyor ( duygusal bir utanmadan kast ediyorum . hani ben bunu yapmazdım yaaa tarafı ) olmam dolasıyla bir daha da utanmadan bir yanlış yapmamaya özen gösteriyorum. eşim bana hep nazik olmamı öğütledi, kendimi bir şey olmuş hissetmek değil di nezaketsizliğim; ancak karşıdan kendime baktığımda haklıydı eşim nezaketsiz görünüyordum; nezaketsizliğimi saklamaya da gerek duymuyordum, ama sorgulamıyor da değildim; Yorgun insan elbette biraz hata yapacaktı ; yorgunluğumdan kaynaklanmış ve nezaketsiz algılanmış olabilirdim ancak tüm insan ilişkilerimde bazen istedim ki karşı tarafında ” ben nerede yanlıış yapıyorum sorusunu kendisine sorsun. belki de şekerimi yükseltenlerden biri de buydu. yapılması gereken biliniyor ancak yapılmaması bir yana tam aksi şey yapılıyordu. kim kendisine nezaketli davranılmasını istemez ki. kim kendisi hakkında sürekli yerilmek ister ki ve kim hakaret görmek ister ki! kimsenin bu saydıklarımı görmek isteyeceğini sanmıyorum. Nezaket sadece bir isimde değildir. nezaket evet sadece bir isim değildi. Hatta bu konuda nezaket konusunda Manisa Haber Gazetesinde köşe yazım olduğunu biliyorum. Nezaketli olmak lazım… saygı herhalde bunu tetikleyen bir neden ? Sen varsın, seni tanıyor ve kabul ediyorum , varlığını anlıyor ve onaylıyorum, görmezlik gelmiyorum, yanlış anlamamak için soruyorum ve soracağım , kırılmıyorum bi lakis seni önemsiyorum ve hayatıma anlam katıyorsun… uzlaşamayabiliriz ancak bu seninle düşman olmamız anlamına gelmiyor , uzlaşma zemini de bulamıyabiliriz… ancak nefes alıyor olman, aynı sokakta, aynı evde, aynı okulda, aynı iş yerinde aynı kaderi paylaşmak aynı havayı solumak ve aynı kentte yaşamak istemesekte ortak olmaması , ortak bir hedefe yürümemizi sağlamak zorunda, bunun farkına varmalıyız… Ne sen benim ne ben senin için tehlike olamayız ve böyle algılamamalıyız biz aslında ortağız… Rakip değiliz … aramızda da hakim mahkum ilişkisi de kurmamalıyız , yargıçlığa soyunmamalıyız … Yormamalıyız birbirimizi çünkü biliyorsun ki yaşamak için ve gelişerek yola devam etmek için geldik ve yol bitinceye kadar Eyvallah demeyi önemsemeli ve bu kelimenin derin anlamını ve rahatlatıcı özelliğini içselleştirmeliyiz… İyi niyetle yürüdüğümüz Yollarımızı kapamak , birbirlerimizin yollarına barikatlar kurmaya çalışmak zor bir iş , ağırda işçilik iyi niyetlerle çıkılan yolları hepimzi algılayabilirz ve çocuklarımız yollarına iyi niyetle başladılar bunun aksi herkesin yolundan çekilmek geilşitirici olmak gerekli… yolları kapamak zor iş , enerji tüketen bir şey… yorulmaya yormaya gerekte yok …

Diğer Haberler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir