KESİLEN ZEYTİN AĞAÇLARI HAKKINDA AÇIKLAMA GECİKMEDİ!

18 Ekim 2014 Cumartesi, 11:17

Son günlerde Soma İlçemizde kuruluş çalışmaları devam eden bir termik santralin inşaat sahasında kesilen bir kısım zeytin ağacı nedeniyle yayılan haberler ve sosyal medya da oluşturulmak istenen algı üzerine aşağıda ki açıklamaya gerek duyulmuştur.

Bilindiği gibi Soma İlçemizde miktarı 1 milyar tona ulaşan bir kömür rezervimiz bulunmaktadır. Devletimiz bu kömürü çıkarıp kurulacak termik santrallerle enerjiye dönüştürmeyi temel politika olarak belirlemiştir.

Bunun için de yapılan ihale sonucu termik santral kurmaya hak kazanan şirket lehine Bakanlar Kurulu acele kamulaştırma kararı alarak santralin bir an önce kurulmasını sağlamak istemiştir. Bakanlar Kurulu kararını ilgili mahkeme uygulamaya koymuş santralin kurulacağı araziyi şirkete termik santral kurmak üzere teslim etmiş, işin imar planı yapılarak inşaata başlanmıştır.

Santral inşaatı hk. Kanunu için sahada bulunan bir kısım zeytin ağaçlarının kesilmesi gerekmiştir. Bunun üzerine bir kısım çevreci örgütler ve bazı politik şahsiyetlerce 1939 tarihli ve 3573 sayılı zeytincilik hk. Kanunu gerekçe göstererek zeytin ağaçlarının kesilmesinin hukuki olmadığı gerekçesiyle kamu oyunda idarenin hukuka aykırı bir duruma göz yumduğu gibi bir algı oluşmasına sebep olacak eylem ve kampanyalar başlatılmış ve halen sürdürülmektedir.

Konu incelendiğinde 1939 yılının şartlarıyla hazırlanan 3573 sayılı kanunla zeytin alanlarının daraltılmasının, ağaçların kesilmesinin önüne geçilmeye çalışıldığı, aksine davrandığı tespit edilenlere idari para ceza uygulaması öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

Baştan bu tarafa ağaçların kesildiği yönünde idareye vaki şikâyetler üzerine olaya müdahale edilmiş, para cezası uygulanmış ve konu her defasında suç olabilir düşüncesiyle mahkemeye intikal ettirilmiştir.

İlgili C.Savcılığı verdiği ve bir örneği ekte sunulan kararıyla konunun suç oluşturmadığını, kovuşturmaya yer olmadığını açıkça belirtmiştir.

Bütün bunlara ve konunun hukuki boyutunun defalarca ilgilere anlatılmasına rağmen söz konusu kampanya ve eylemler ısrarla sürdürülmeye çalışılmaktadır.

Bu konuda kamuoyunun dikkatli olması, suni algı oluşturma çabalarına prim vermemesi sürdürülen kamu hizmetinin sağlığı açısından önemlidir.

Aktüaliteye baktığımızda, devletlerin enerji kaygısıyla savaşlara girdiği, toplumların iç kargaşalara düştüğü, çeşitli ırk, mezhep, din maskeli çatışmaların gündemde olduğu onlarca, binlerce insanın, gencin, yaşlının, çocuğun hatta bebeklerin ölümüne sebep olan, milyonlarcasının ülkesini terkine yol açan enerji temin çabasında ülkemizin kendi sahip olduğu kömür gibi bir milli kaynaktan enerji temin çabasına, bu iş için gerekiyorsa bir kısım zeytin ağacının feda edilmesinin kaçınılmaz oluşuna dikkat edilmelidir.

 

Esasen 3573 sayılı kanunun çıktığı zamandaki zeytin varlığımızla bugünkü zeytin varlığımız kıyaslandığında, söz konusu ağaçların feda edilmesinin komşularımızın, Suriye’de, Irak’ta, Ukrayna’da feda ettiklerine kıyasla son derece makul karşılanması gereken bir durumdur.

Gerçeklerden koparak bir yere varamayız. Ülkemizin, milletimizin geleceğini düşünmek zorundayız. Devletimizin, hükümetimizin, bakanlar kurulunun yaptığı da bundan başka bir şey değildir. Hiçbir şey insanımızın hayatından, milletimizin geleceğinden daha değerli değildir.

Bütün çabamız hukuk içinde kalarak bunu temine çalışmaktan ibarettir.

 

Manisa Valiliği

 

SO

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir