REKTÖRLÜK SEÇİMİ KIZIŞIYOR!

19 Ekim 2014 Pazar, 16:29

 

CBÜ Rektörü Mehmet Pakdemirli, son günlerde hakkında çıkan ‘Paralel Rektör’ söylemleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Pakdemirli, “Şahsıma yönelik olarak yapılan “paralel rektör” iddiaları tamamen asılsızdır ve defaatle yalanlanmış olmasına rağmen ısrarla tekrar edilmektedir. Üniversitemizde yetki ve sorumluluk ayni kişide toplanmış olup herhangi bir çıkar grubunun her ne ad altında olursa olsun üniversitemiz karar mekanizmalarında etkin olması mümkün bulunmamaktadır” dedi.

 

CBÜ Rektörü Mehmet Pakdemirli, Ekim ayı sonunda yapılacak olan rektörlük seçimlerinde bazı rektör adaylarının kendisi hakkında yaptığı ‘Paralel Rektör’ söylemleriyle ilgili açıklama yaptı. Pakdemirli, “Üniversitemizde bir korku imparatorluğu yoktur. Bunun en güzel örneği 11 adayımızın olması ve her aday etrafında çalışan kişilerin bulunmasıdır. Rektör adaylarımızın 4’ü son dönemde profesörlüğe yükseltilmişlerdir. Rektör adaylarının etrafındaki çok sayıda kişinin akademik  yükseltilmeleri son dönemde yapılmıştır. Bazı adaylarla birlikte aktif çalışan öğretim üyelerinin akademik yükseltilmeleri ekim ayında tamamlanmıştır. Korku imparatorluğundan bahseden aday kendisi böyle bir imparatorluk kurma hevesinde olup öğretim üyelerine baskı politikasını bizzat kendisi uygulamaktadır. Anlatabileceği projesi olmadığı ve üniversitede yapılanları tam olarak kavrayamadığı için de yalan ve karalama haberler ile kamuoyunu aldatmaya ve gündeme gelmeye çalışmaktadır. Adı geçen aday üniversitemizde görev yapsa idi 4 yıl içerisinde üniversitemizde kurum içi huzurun sağlandığını, idari soruşturmaların tehdit unsuru olarak kullanılmadığını, buna bağlı olarak ta üniversitemiz aleyhine açılan dava sayısının 194’ten 40’a düştüğünü bilecekti. Hakkaniyetli, adaletli ve özlük haklarına saygılı bir yönetim tarzının benimsendiğinin en önemli şahitleri bizzat öğretim üyelerinin kendileridir. Adayın başka insanları karalamak yerine neden 2003’de üniversiteden ayrıldığını herkesi tatmin edecek şekilde dürüstçe açıklamasında yarar bulunmaktadır. Ayrıca 2003 ile 2014 yılları arasında çalıştığı bütün kurumları isim isim açıklaması da faydalı olabilir” diye konuştu.

İddialar asılsızdır

Pakdemirli, “Şahsıma yönelik olarak yapılan “paralel rektör” iddiaları tamamen asılsızdır ve defaatle yalanlanmış olmasına rağmen ısrarla tekrar edilmektedir. Üniversitemizde yetki ve sorumluluk ayni kişide toplanmış olup herhangi bir çıkar grubunun her ne ad altında olursa olsun üniversitemiz karar mekanizmalarında etkin olması mümkün bulunmamaktadır.Üniversitemizin bu dönemde iyi idare edilmediği iddiası da tamamen asılsızdır. Ana web sayfamızdaki sunumu okuyan ve oradaki karşılaştırmaları inceleyen birisinin bu iddiayı yapabilmesi mümkün değildir. Aksine 22 yıllık üniversitemiz son dönemde tam bir atılım yapmıştır. 5 olan fakülte sayısı 11’e, 109 olan ön lisans ve lisans bölüm sayısı 164’e, 40 olan lisansüstü program sayısı 75’e 28.000 olan öğrenci sayısı 44.000’e çıkmıştır. Öğrenci sayısını önümüzdeki dönemde 55000’e çıkarma hedefimiz bulunmaktadır. Bizi tenkit edip başka adayı işaret etmeye çalışanlar o adayın öğrenci sayısını arttırmama politikasından bile haberdar değillerdir. Üniversitemizde önceden kurulmuş olan 8 merkez bugün sayıca 23’e yükselmiştir. Bunlar içerisinde; Sürekli Eğitim Merkezi, Üniversite-Sanayi İşbirliği Merkezi, Uzaktan Eğitim Merkezi, Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi, Kadın Çalışmaları ve Araştırmaları Merkezi, Tüp Bebek Merkezi, Deney Hayvanları Merkezi, Deneysel Fen Bilimleri Merkezi, Uygulamalı Matematik ve Bilgisayar Merkezi, Jeopark Uygulama ve Araştırma Merkezi, Rehberlik ve Psikolopjik Danışmanlık Merkezi, Proje Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi hayati öneme sahip çok sayıda merkez vardır. Teknopark çalışması bu dönemde yapılmıştır. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanıldığına, üniversitenin başarılı bir şekilde yönetildiğine dair hem YÖK Denetleme Kurulu hem de Sayıştay raporları mevcuttur” diye konuştu.

Gelişmeleri kimse inkar edemez

Pakdemirli son olarak şunları söyledi: “Üniversite olarak kadro propagandası yapmaya ihtiyacımız bulunmamaktadır. Özlük haklarının son dönemde bile olsa herhangi bir karşılık beklenilmeden ilan edilmesi bazı adaylarımızı ve destekleyenlerini rahatsız etmiş olabilir. Manisalıyım ve 21 yıldır Manisa’da ikamet etmekteyim. Manisalı ve Manisa’da oturan rektör talebinden ne kastedildiğini de henüz anlayabilmiş değilim.  Bir önceki seçim dönemi olsaydı böyle bir propaganda anlamlı olabilirdi. Vicdan ve insaf sahibi hiç kimse son dönemlerdeki hızlı atılım ve gelişmeleri inkar edemez. Adaylarımız ve etrafında destekleyenlerin büyük çoğunluğu da bu konuda olumlu görüşler beyan etmektedirler. Bütün adaylarımıza çağrım projelerin konuşulduğu, üniversiteyi daha ileriye götürecek atılımların tartışıldığı, karalama kampanyalarının yapılmadığı, temiz ve demokratik bir seçimin gerçekleştirilmesidir. Yüksek Öğretim Kurulu da bizden bunu talep etmektedir.”

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir