Manisa’dan Kuşadası’na insan kaçakçılığı!    

26 Ocak 2018 Cuma, 17:00

Kuşadası’nda görülen insan kaçakçılığı davasında Manisa’dan 4 taksici de yargılandı. Taksicilerin, fahiş fiyatlarla mültecileri İzmir’e taşıdığına dair belgeler ve ifadeler iddianameye yansıdı…

Dünyanın kanayan yarası olan insan kaçakçılığı, Manisa’da da kendisini gösterdi. Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen göçmen kaçakçılığı davasında Manisa’dan iki taksici ceza aldı. Manisa’nın Sesi Gazetesi’nin ulaştığı iddianamede 4 taksi şoförünün kentten büyük bir minibüsle yola çıkarak mültecileri İzmir’e getirdiği ifadeleri yer aldı. Öte yandan sanık taksi şoförü A.V, yol güzergahında Menemen’de durarak mülteciler için plastik bot alarak araca koyduğunu itiraf etti.

2010 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onanan göçmen kaçakçılığı davası, Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 mültecinin yasal olmayan yollardan deniz yoluyla yurtdışına çıkmasına imkan sağlamak suçuyla U.Ö, A.V, H.Ö.C ve İ.Ş isimli 4 sanığın yargılandığı davanın iddianamesinde Manisa’yla ilgili önemli ifadeler yer aldı.

MÜLTECİLERİ İZMİR’DEN ALMIŞLAR

Sanıklardan Manisalı taksici H.Ö.C savunmasında, “Ben Manisa ilinde taksi şoförlüğü yaparım. Olay tarihinde U.Ö bana Kuşadaşı’na özel bir iş çıktığını, geriye boş döneceklerini söyleyerek kendisine arkadaşlık etmemi istedi. Minibüs ile saat 17 sularında Manisa’dan yola çıktık. İzmir Basmane’ye geldiğimizde geldiğimizde İ.Ş göçmen denilen şahısları minibüse bindirdi. Dört tanesi zenci, diğerleri beyazdı. Bu şekilde yola çıktık. Sanıklar telefon görüşmesi yaptılar, daha sonra araçları durdurup yüz yüze görüştüler. Ben yanlarında değildim, ne görüştüklerini bilmiyorum. Daha sonra yol güzergahı değişti, Davutlar istikametine doğru gittik.  İzmir’den Davutlar’a gelene kadar yolcular hiçbir talepte bulunmadılar. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

350 TL KARŞILIĞINDA MÜLTECİ TAŞIMIŞLAR

Bir diğer Manisalı sanık U.Ö, “Sanık benim yanımda şoför olarak çalışır. Olay tarihinden önce ofisimize gelen kendisini daha önce tanımadığım İ.Ş isimli sanık bana İzmir’den Kuşadası’na gidecek bir inşaat işçisi olduğunu söyledi. 350 TL karşılığında anlaştık. Yanıma diğer sanığı da alarak minibüs ile yola çıktım. Daha sonra İ.Ş İzmir Basmane’ye geldiğimizde ikişerli ve üçerli gruplar halinde göçmen olduğunu öğrendiğim şahısları getirip minibüse bindirdi. Daha sonra Kuşadası’na doğru yola çıktık. Kuşadası’na vardığımızda hava kararıyordu. Bir yerde durduk. Sanık İ.Ş’yi arayıp yolcuları nereye bırakacağımı sordum. Kuşadası Güzelçamlı tarafına götüreceğimi söyledi. Ben de yol uzadığı için daha fazla ücret istedim. Davutlar’a varınca bir yerde durduk. Minibüsten indiğimde İ.Ş bana A.V’i göstererek, ‘inşaatı bu biliyor, onu da araca alıp götüreceğiz’ dedi. Onlar bir arabayla, biz de minibüsle hareket ettik. Yolculuk sırasında taşıdığımız göçmenler bizimle hiç konuşmadılar. Sadece kendi aralarında konuştular. Taşıdığımız yolcuların göçmen olduklarını bilmiyordum” diye konuştu.

“TURİST GRUBU SANIYORDUM”

Manisalı taksici sanık İ.Ş ise savunmasında, “Olaydan önce bana bir telefon geldi ve İzmir Basmane’den Kuşadası’na gidecek bir turist grubu olduğu söylendi. Ben de yolcular benim aracıma sığmayacağı için minibüs ayarladım. Minibüsü takip ederek İzmir Basmane’ye geldik. Telefonda görüştüğüm A.V isimli şahıs yolcuları getirdi, minibüse bindirdik. A.V yolcuları Kuşadası’na indirdiğimizde bizi karşılayacak olan kişinin parayı vereceğini söyledi. Ben aracımla tek başıma ilerledim, onlar da minibüsle arkamızdan geldiler. Ben Davutlar istikametine yönelince A.V isimli kişiyi arayıp yaklaştığımızı söyledim. Diğer sanıklar da bizi takip ettiler. Kısa bir süre sonra aracı jandarma durdurdu” dedi.

YOLDA PLASTİK BOT ALMIŞLAR!

Son savunma Manisalı taksi şoförü A.V isimli sanıktan dinlendi. Sanık, yolda mülteciler için plastik bot alıp arabaya koyduğunu ifade etti. Sanık A.V, “Sanıklardan İ.Ş’yi tanırım, diğerlerini tanımam. Olay tarihinden önce bir şahıs beni arayarak Kuşadası Güzelçamlı tarafına gideceğini söyledi. Onu almak üzere Menemen’e gittim. Şahısın tarif ettiği yoldan devam ederken durduk ve bir kişiyi daha aldık. Bu sırada plastik botlardan da aldık ve araca koyduk. Neden plastik bot aldıklarını sorduğumda, ‘balık tutacağız’ dediler. Bu şekilde yola çıktık, ben yol güzergahını bilmediğim için İ.Ş’yi telefonla aradım. Kendisinin de Kuşadası’na yolcu götüreceğini söyledi.  Ben müşterimi Kuşadası Güzelçamlı’ya bıraktım. Bir süre sonra İ.Ş’yi aradım, Davutlar’a geldiklerini söylediler. Birlikte Güzelçamlı tarafına tekrar geri döndük. Benim taşınan göçmenlerle alakam yoktu, olayın içerisinde tesadüfen bulundum. Taşınan botu da müşterimin talebi doğrultusunda götürdüm. Suçlamalrı kabul etmiyorum” diye konuştu.

MAHKEME , “SUÇLARI SABİT” DEDİ

Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi başkanı, sanıkların göçmen kaçakçılığından haberleri olmadığına dair söylemlerini kabul etmedi. Kararda “Sanıkların suç tarihinde doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde maddi menfaat elde etmek maksadıyla yabancı uyruklu 13 kişinin yasal olmayan yollarla deniz yoluyla yurtdışına çıkmasına imkan sağlamak için sanık U.Ö’nün adına kayıtlı araçla mültecilerin İzmir Basmane’den alınıp Kuşadası’na getirildiği, sanık A.V’in kendi adına kayıtlı araçla Güzelçamlı Milli Parkı bölgesi sahiline getirdiği bota bindirmek için götürdükleri sırada jandarma görevlileri tarafından yakalandıkları, bu suretle sanıkların yüklenen ‘göçmen kaçakçılığına teşebbüs’ suçunu işledikleri anlaşıldığından eylemlerine uyan ve kanun maddeleri gereğince cezalandırılması yoluna gitmek gerekmiştir” denildi.

“SAVUNMA CEZADAN KURTULMAK İÇİN, ATILI SUÇ SABİT”     

Kararın devamında ayrıca, “Sanıkların taşımacılık işini Manisa ilinde yaptıkları halde göçmenleri İzmir’den alarak Kuşadası’na getirmiş olmaları, Manisa-İzmir arası dikkate alındığında bu durumun normal bir taşımacılık işi bakımından ekonomik olmasının mümkün olmaması, göçmenlerin taşınacağı  botun sanık A.V tarafından daha önceden aynı bölgeye getirilerek bırakılmış olması, diğer sanıkların ve göçmenlerin Kuşadası’na havanın karardığı saatlerde girmiş bulunmaları, ayrıca suç tarihi itibariyle getirtilen telefon görüşme kayıtlarından sanıkların Manisa ilinden başlayarak Kuşadası Güzelçamlı beldesine ulaştıkları saate kadar geçen süre içerisinde defalarca birbirileri ile telefon görüşmesi yapmış olmaları gibi hususlar  dosya kapsamı içerisinde birlikte değerlendirildiğinde sanıkların taşıdıkları göçmenleri ‘inşaat işçisi, turist grubu’ zannettikleri şeklindeki çelişkili benzetmelerinin ve savunmalarının cezadan kurtulmayı amaçladığı kanaatine varılmış, inandırıcı bulunmadığından tevil yoluyla ikrar niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Atılı suçu işledikleri sabittir, göçmenlerin soruşturma kapsamında ifadeleri alınmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Dava sonucunda sanıklar 1 ila 2 sene arasında cezalandırıldı.

Haber :BERFİN ADICAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir