HASAN ÖREN “SOMA ŞOV DEĞİL, İŞ BEKLİYOR”

14 Ağustos 2014 Perşembe, 12:25

SOMA ŞOV DEĞİL, İŞ BEKLİYOR

Soma maden faciasının üzerinden üç ay geçmesine rağmen madenlerin geleceği ile ilgili hala çözüm üretilmemiştir.

Kazanın acısı dinmeden Zonguldak’tan, Şırnak’tan kaza ve ölüm haberleri gelmeye devam etmektedir. Önceki gün Zonguldak’ta  özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte 9 işçinin mahsur kaldığı haberleri yüreğimizi ağzımıza getirmiştir. İşçilerin sağ salim kurtarılması içimizi rahatlatmıştır.

13 Mayıstaki kazanın nedenlerinin tespiti, yapılan yanlışlarla ilgili kurumlar ve bilirkişiler çalışmalarını sürdürmekte, sorumluların hesap vermesi için davalar devam etmektedir. TBMM Soma Maden Kazalarını Araştırma Komisyonu konuyu detaylı şekilde araştırmaktadır. Bunlar yapılırken madenlerin geleceği hakkındaki belirsizlik hala devam etmektedir.

Soma’da 301 işçinin öldüğü cinayetin tetikçisi Soma Kömürleri A.Ş.dir. Fakat azmettiricisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Türkiye Kömür İşletmeleri A.Ş. (TKİ)’dir. Asıl sorumlu olan Bakanlık ve TKİ, madenlerin geleceği ile ilgili hala bir çözüm üretmemiştir. Üretime başlanmadığı gibi şirketlerle yaptığı sözleşmeleri de feshetmemiştir.

Soma’ya gittiğimizde gerek ilçe örgütümüz, gerekse sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar kömür ocaklarının geleceği ile ilgili taleplerini biz Milletvekillerine ileterek, siyasilerin şov amaçlı açıklama yapmalarını değil, artık çözüm üretmelerini istediklerinidile getirmektedirler.

Çünkü, madenlerde üretim yapılmasın, kapatılsın demek Soma’nın sorununa sorun katmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Bilindiği üzere ülkemizdeki kömür ocaklarının ruhsatları Türkiye Kömür İşletmelerine aittir. TKİ bu ocakları rödovans ve hizmet alımı sözleşmeleri ile özel sektöre devretmektedir. Çıkan bütün kömürü de TKİ kendisi almaktadır ve bu kömürleri satarak yılda bir milyar lira kar etmektedir.

Kazadan sonra aynı sistemle kömür çıkarılmaya devam edilmesi yeni facialara davetiye çıkaracağı açıktır. Kaza olmadan kömür üretmenin tek yolu, iş güvenliği yatırımlarının yapılarak, tüm tedbirlerin alınmasından geçmektedir.

Facianın yaşandığı Eynez ocağı ile birlikte Işıklar, Atabacası ve Geventepesi kömür ocaklarını da işleten Soma Kömürleri A.Ş. nin, bu saaten sonra iş güvenliği yatırımı yapacak gücüde, durumu da yoktur. Bu güne kadar işçinin can güvenliğini yok sayan bir şirketin, bunları yapacağına zaten kimse inanmamaktadır. Bu nedenle TKİ, öncelikle Soma’daki diğer şirketlerde dahil olmak üzere, taşeron sistemine son vererek, bütün hizmet alım sözleşmelerini iptal etmeli ve madenleri kendisi işletmeye başlamalıdır.

Kazanın meydana geldiği kömür ocağını 1985-2005 tarihleri arasında Türkiye Kömür İşletmeleri A.Ş. (TKİ) tarafından işletildiği ve yirmi yıl boyunca ölümlü kaza olmadığı düşünüldüğünde, TKİ elde ettiği bir yıllık karın yarısını, madenlerde iş güvenliği yatırımı için harcasa, inanıyorum ki, bir işçinin bile burnu kanamayacaktır.

301 işçimizin hayatını kaybettiği 13 mayıs faciasının bilim adamları tarafından “en kolay önlenebilir bir kaza” olarak tanımlanması, madenlerde yeni bir yapılanmaya gidilmesini zorunlu hale getirmiştir.

Türkiye’de 50 bin maden işçisiyle ancak 63 milyon ton kömür üretiyoruz. Avustralya 50 bin maden işçisiyle, 520 milyon ton kömür üretmektedir ve bu kadar çok üretimi kazasız yapabilmektedir. Diğer ülkeler, teknolojinin imkanlarından yararlanarak nasıl 50 yıldır kazasız üretim yapabiliyorsa bizde aynı şekilde üretim yapmalıyız. Orada kömür üreten özel sektör nasıl sıkı şekilde denetleniyorsa bizde de aynı denetim sistemi kurulmalıdır.

Bunun için madencilik sektöründe köklü değişiklikler yapılmalı ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. En önemlisi maden ruhsatlarının sahibi TKİ’nin devredilemez denetim sorumluluğu yasa ile hüküm altına alınmalıdır.

Ekonomisi tamamen madene dayalı olan Soma’da, kömür ocaklarında iş güvenliği yatırımları yapılıp, gerekli tedbirler eksiksiz alınarak en kısa zamanda üretime başlanmalıdır. Bunu yapacak olan bir devlet şirketi olan Türkiye Kömür İşletmeleri A.Ş. (TKİ)’dir. TKİ taşın altına elini koymalı ve iş güvenliği işçi sağlığı yatırımlarını yaparak madenlerde üretime başlamalıdır.

Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı vardır ve Soma’daki kömür çıkarılmak zorundadır. Artık Hacivat-Karagöz misali didişmek yerine Soma’nın sorununa ortak akılla çözüm bulunmalıdır. Soma’daki maden işçileri, kamyoncular ve esnaf ve halk bizden bunu beklemektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir