BAKANLIĞIN KARARINA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR!

13 Kasım 2014 Perşembe, 18:18

Manisa-Turgutlu Çal Dağında milyonlarca ağacın kesileceği, tarım topraklarımızın sülfürik asitle kirletileceği nikel madeni işletmesinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Raporunun onaylanması, Gediz havzasının ölüm fermanıdır.

Çal dağında 250 bin ağacın kesilmesine karşı Turgutlu halkı ile birlikte 8 yıldır vahşi madenciliğe karşı mücadele vermekteyiz.

Çal dağı sadece bir çevre felaketi konusu değildir. Siyaset, ticaret ve uluslararası ilişkilerle ülkemizin en önemli tarımsal üretim merkezi olan ve Uluslararası RAMSAR sözleşmesi ile koruma altına alınan Gediz Havzasının nasıl yok edileceğinin projesidir. İngiliz hükümetinin ruhsat için yaptığı baskılar unutulmamıştır.

Manisa Milletvekili olarak Çal dağındaki ağaç katliamlarını defalarca Meclis gündemine getirmemize rağmen, AKP’li Bakanlar ve Milletvekilleri dağ taş ağaç, kesilirse kesilsin önemli olan para mantığı ile yaklaşmışlardır.

Hayatında bir tane bile ağaç dikmemiş olan bürokratlar ve siyasiler milyonlarca ağacın ölüm fermanına imza atmışlardır.

12,5 milyon metrekare alandaki tüm ağaçları kesecek olan firmaya böyle bir izni verenler bunun vebalini nasıl ödeyeceklerdir?

Bir Kızılderili atasözü bu durumu çok güzel anlatmaktadır. “bütün ağaçlar kesildiğinde, bütün hayvanlar öldüğünde, bütün sular kirlendiğinde, hava solunamaz hale geldiğinde, paranın yenilebilir bir şey olmadığını anlayacaksınız” Biz AKP’ye yıllardır bunu anlatmaya çalışıyoruz.

Aslında bu mücadele kaynaklarımızın doğru kullanma mücadelesidir. Her zaman söylediğim gibi, “Toprağın Üstü Zenginse Üstünü, Altı Zenginse Altını Değerlendirelim”

 

Yıllık 4 milyar liralık tarımsal üretim yapılan Gediz havzası vahşi madenciliğe kurban edilmeyecek kadar değerlidir. CHP Manisa Milletvekili olarak çal dağında bir tane daha ağacın kesilmemesi için mücadeleye devam edeceğim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir